Uğruna savaştığın değerleri kaybedersen, zaferin ne anlamı kalır?
Tarih boyunca milletler kaleler fethetti, ordular zaferler kazandı, devletler kuruldu. Ancak bütün bunlardan daha büyük bir fetih vardır: Allah'ın emirlerine sadakatle yaşayabilmek. Çünkü uğruna mücadele ettiğimiz değerleri yolda kaybedersek, elimizde kalan şeye zafer değil, hüsran denir.
Hz. Ali'ye nispet edilen şu sözün tarihî sıhhati tartışmalı olsa da verdiği mesaj, Kur'an ve sünnetin ortaya koyduğu temel ilkeyle büyük ölçüde örtüşmektedir:
"Uğruna savaştığımız değerleri ihmal ederek zafer kazanmanın hiçbir anlamı yoktur."
Bu söz, aslında hepimize yöneltilmiş bir muhasebe çağrısıdır.
Bugün kendimize şu soruyu sormalıyız: Kazandığımızı zannettiğimiz şeyler uğruna neleri kaybediyoruz?
Makam uğruna dürüstlüğü… Servet uğruna helali… Şöhret uğruna samimiyeti… Dava uğruna adaleti… Ve en acısı, dünya telaşı uğruna namazı…
Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:
"Namaz, müminler üzerine vakitleri belirlenmiş bir farzdır." (Nisâ, 103)
Namazın vakti, insanın programına göre değil, Allah'ın emrine göre belirlenmiştir. Çünkü müminin hayatında Allah'ın emri, hiçbir........
