Çocuklarımızı suça sürükleyen faktörler – 4
Bundan önceki üç yazımızda çocuklarımızı suça sürükleyen faktörlerden; “sağlıksız aile ortamı”, “olumsuz sosyal çevre” ve “manevî eğitim eksikliği” üzerinde durduk. Bu hafta ise, çağımızın en büyük sınamalarından biri hâline gelen “sosyal medya ve dijital bağımlılık” meselesini incelemeye çalışacağız inşâallahü teâlâ…
Elbette internet bizatihi kötü bir şey değildir. Doğru kullanıldığında faydalı bilgilere hızlı ulaşmaya, para kazanmaya ve güzel hizmetler yapmaya vasıta olabilir. Ancak burada belirleyici olan şey; amaç, bilinç, ölçü ve denetimdir.
Günümüzde çocukların yetişmesinde ve şahsiyetlerinin şekillenmesinde sadece ebeveynler, öğretmenler, arkadaş grupları ve yakın çevre etkili değildir. Artık televizyonlar, akıllı telefonlar, sosyal medya platformları, dijital oyunlar ve internet içerikleri de çocukların kişiliklerinin gelişmesinde son derece etkili hâle gelmeye başlamıştır. Hatta çoğu zaman bu araçlar, maalesef ebeveynden ve aileden daha etkili olabilmektedir. Çünkü çocuk, sanal âlemde yalnızca vakit geçirmekle kalmamakta; farkında olmadan oradaki yanlış fikirleri, sakat düşünce biçimlerini, kötü davranış kalıplarını, seviyesiz konuşma tarzlarını ve çirkin hayat anlayışlarını da öğrenmekte ve hiç farkına varmadan zamanla onları benimseyebilmektedir.
Dolayısıyla çocuklarımızın bedenlerini korumaya çalıştığımız gibi; zihinlerini, kalplerini ve maneviyatlarını da korumamız gerekir. Eskiden aileler, çocuklarını yalnızca sokaktaki kötülüklerden korumaya........
