menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hiper Gücün Kırılma Anları

9 0
08.04.2026

Tarih bazen yavaş ilerler, dengeler ağır ağır değişir ve güçler yer değiştirir. Ama bazı anlar vardır ki, bütün bir düzen sessizce çözülür ve bir sabah artık hiçbir şey eskisi gibi olmadığı anlaşılır. Bugün dünya da olup bitenler tam da böyledir. Zira kuralları koyanlar, bizzat kendileri o kurallara uymuyor. Tıpkı Mekke müşriklerinin kendi elleriyle, helvadan yaptıkları putları yedikleri gibi...

Bilindiği gibi, Birleşmiş Milletler sistemi İkinci Dünya Savaş’ından sonra kurulmuştu. Siyasi olarak ikiye bölünmüş dünyanın bir tarafında NATO, karşısında Varşova Paktı vardı. Soğuk Savaş dönemi olarak bilinen dönem, kusurlu işlese de bir denge üretmişti. Bu denge adaletten çok istikrar sağlıyordu. Ancak Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla bu yapı çöktü ve dünya hızla tek kutuplu bir düzene sürüklendi.

Tarihin şaşmaz kuralı değişmedi. Güç, ABD’nin lehine yoğunlaştıkça denge bozuldu. Böylece ABD, artık yalnızca bir süper güç değil, ‘’hiper güç’’ olarak tanımlandı. NATO, doğu’ya doğru genişledi ve Rusya’yı sistemin dışına itti. Aslında bu, sadece bir genişleme değil, bir dışlama stratejisiydi. Putin’in 2007 Münih Güvenlik Konferansı’ında yaptığı sert konuşma, birikmiş bir gerilimin dışa yansımasıydı.

Akabinde Rusya’nın........

© Milat