menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Stratejik miyopi

53 0
16.05.2026

Yeryüzünün damarlarında ağır ağır akan hakikat, bugün dillerden dökülen kelime yığınlarının altında nefessiz kalıyor. Kelimeler artık birer pusula değil; yönünü kaybetmiş kalabalıkların üzerine yağan birer kül sağanağı. Sınır boylarında, uluslararası salonlarda kopan o büyük yaygara, aslında bir kudretin gövde gösterisi değil. Tam aksine, toprağa basamayan, kök tutamayan bir zayıflığın havaya savrulan feryadı.

Göz bebeğinin hemen önündeki ucuz alkışı cam gibi net görüp, ufkun ötesinde kopan o ağır fırtınaya tamamen körleşme halidir bu. Bir milletin, bir diplomatın veya bir karar merciinin, yakındaki geçici heveslere odaklanıp asıl hedefi, o derin varlık haritasını zihninde flulaştırmasıdır. Eskilerin ferasetiyle isimlendirdiği, siyasetin kendine özgü dilinde usulca dile getirilen bu ufuksuzluğun, yakını görüp uzağı yitiren bu amansız göz yanılmasının bir adı var: Stratejik Miyopi.

Uzağı, yarının kök salacağı o derin vadiyi görememe hastalığı. Sadece burnunun ucundaki kurtarışlara ve sığ sulara meftun olma çaresizliği.

Bu körlüğün yaşandığı salonlarda, imzalanan kağıtların üzerinden mürekkep değil, koyu bir çamur sızıyor halılara.........

© Milat