menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sınıfta başlayan diplomasi

11 0
16.10.2026

Bir ülkenin itibarı, kendisini dünyaya ne kadar anlattığı kadar, başka toplumların hayatında nasıl bir iz bıraktığıyla da ölçülür.

Bir öğretmen, sınıfa girdiğinde yalnızca bir dersin kapısını açmaz. Karşısında farklı ailelerden, ayrı hatıralardan ve birbirinden farklı beklentilerle gelen çocuklar vardır. Aynı kelime, birinin zihninde evini, diğerinin zihninde uzak bir şehri canlandırabilir. Öğretmenin mahareti, bütün çocukları aynı kalıba sokmak değil, her birinin dünyasına ulaşabilecek ortak bir dil kurmaktır. Uluslararası eğitimin asıl sınavı da bu sınıfta başlar.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının 10. yıl programında yaptığı konuşmada Rûm Suresi'nin 22. ayetine atıfta bulunarak dillerin ve renklerin farklılığına dikkat çekti. Farklı kültürlerin, tarihlerin ve eğitim geleneklerinin gözetilmesi gerektiğini vurguladı. Türkçenin de başka dillerin yerine geçen değil, insanlara yeni kapılar açan bir dil olarak görülmesi gerektiğini belirtti.

Bu yaklaşımın üzerinde durulması gereken tarafı, eğitimi tek yönlü bir aktarım olarak görmemesidir. Bir dili öğretmek, o dilin taşıdığı kültürü başkasına dayatmak anlamına gelmez. Bir toplumun eğitim geleneğini tanımak da kendi birikiminden vazgeçmesini gerektirmez. Farklılıkların korunmasıyla ortak bir öğrenme zemini oluşturulabilir. Bunun için önce karşısındaki toplumu tanımak, sonra onun ihtiyaçlarına cevap verebilecek bir eğitim ilişkisi kurmak gerekir.

Türkiye Maarif Vakfının 66 ülkede faaliyet göstermesi ve 611 kurumda 75 bini aşkın öğrenciye ulaşması, bu alandaki erişimin boyutunu gösteriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın uluslararası eğitim vizyonunda yeni bir lige geçildiğine ilişkin değerlendirmesi, Türkiye'nin bu alanda üstlendiği iddiayı ortaya koyuyor. Fakat uluslararası eğitimde........

© Milat