menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kaseti olmayan adam

13 0
13.08.2026

Mekke, henüz vahiy gelmeden Muhammed bin Abdullah’a el-Emin diyordu.

Kur’an daha sonra onun için çok daha büyük bir hüküm verecekti: “Şüphesiz sen yüce bir ahlak üzeresin.” (Kalem, 68/4)

Bugünün biraz hoyrat diliyle el-Emin’i anlatmaya kalksak belki “kaseti olmayan adam” derdik. Fakat mesele kasetin bulunmaması değildir. Mesele, insanın gizlemek zorunda kalacağı ikinci bir hayat yaşamamasıdır. Açıklayamadığı para, karanlık ilişki, torpille açılmış kapı, makam nüfuzuyla kurulmuş mahremiyet, susturulması gereken insanlar…

Devlet yönetiminde ahlak tam burada başlar.

Çünkü kamu görevlisine emanet edilen şey para değildir yalnız. Yetki de emanettir. İmza emanettir. Personel emanettir. Makam emanettir. Bir insanın tayini, terfisi, itibarı ve ekmeği üzerinde söz sahibi olmak da emanettir.

Bu yüzden mobbing sıradan bir yönetim kusuru sayılamaz. Devletin verdiği yetkiyi şahsi öfkeye çevirmektir. Kamu kasasından para almamış olabilirsiniz ama kamu kudretini zimmetinize geçirmişsinizdir.

“Bizim çocuk” dediğiniz anda, hiç tanımadığınız başka bir çocuğun hakkına girebilirsiniz. Liyakati bir telefonla ezdiğinizde mesele artık personel politikası değildir. **Kul hakkıdır.**

Uçkur meselesi de aynı ahlakın içindedir.

Makamın sağladığı nüfuzu, kendisine bağlı veya kendisinden iş bekleyen insanların üzerinde kullanmak “özel hayat” denilerek geçiştirilemez. Gücün olduğu yerde rıza meselesi de ahlaken ağırlaşır. Makam insanın nefsini büyütebilir. Etrafındaki........

© Milat