Müslümanca yaşamak üzerine
Geçtiğimiz günlerde bir çay bahçesinde uzun zamandır görmediğim arkadaşlarla sohbet ediyorduk. Yan masada hararetli bir tartışma vardı. Bir ara yaşlı bir amca ayağa kalktı ve yüksek sesle konuşmaya başladı:
“Bak evlat” “bizim Müslümanlığımız tartışılmaz ama toplumun yaşantısına baktığımda ciddi problemlerin olduğunu görüyorum.’’ Günlük hayatta nelerle karşılaşıyoruz bir düşün. Esnafa gidiyorum, alışveriş yapacağım. Bu malın fiyatı bu kadar olur mu dediğimde ‘Vallahi kâr etmiyoruz, billahi kazanmıyoruz’ diye yeminler havada uçuşuyor.
Siyasetçiye bakıyorum; biri ötekini suçluyor, öteki berikini. Eğitim sistemine bakıyorum; yetiştirdiğimiz gençler ne büyüğünü tanıyor ne küçüğünü. Otobüse biniyorum, yaşlılara yer veren genç sayısı her geçen gün azalıyor.
Geçenlerde bir kasaba kıyma almak için uğradım. Baktım ki kıyma oldukça yağlı. ‘Evladım, ben yağsız kıyma istiyorum’ dedim. Kasap bana dönüp, ‘Amca, alacağın yarım kilo kıyma’ diyerek sitem etti. Ben de alışveriş yapmadan çıktım.
Pazara gittim. Tezgâhın önünde iri ve güzel domatesler dizilmişti. Satıcı bana arkadan küçük ve ezik domatesleri vermeye çalıştı. ‘Evladım, ön taraftakilerden ver’ dedim. ‘Amca, onları yeni dizdim, şimdi uğraşamam. Alıyorsan al’ cevabını verdi.
Bankaya gittim. Bir baktım, yeni emekli olmuş komşum emekli ikramiyesini faize yatırıyor.
Şimdi soruyorum size; bu........
