Sosyoloji ile savaş
İsmet İnönü’nün ‘Cumhurreisi’ olduğu yıllardı. Yetişkin her erkek yol yapımında çalışmak zorundaydı. Dozer, greyder yoktu, kazma kürekle yol yapılıyordu. Bir istisnası vardı: Beş çocuğunuz varsa amelelikten kurtuluyordunuz. Vatandaş devlete ırgatlık yerine çocuk sahibi olmayı tercih ediyordu. Yeni doğan bebek ölümleri fazlaydı, buna rağmen nüfus artıyordu.
Allah rahmet eylesin, Hocaların Hocası Prof. Dr. Sabahattin Zaim’i severdim. Bir gün, “Hocam, insanımız şehre göçünce neden daha az çocuk yapıyor?” diye sordum. “Bu olay şehirleşmenin sonucudur. Sadece bize özgü bir konu değil, tüm dünyada böyledir. Şehirleşme çocuk sayısını azaltır. Kırsalda çocuk yetiştirmek kolay, şehirde zordur” demişti.
Evlilik yaşı yükseldi, tek başına yaşayanlar çoğaldı. Çocuk sahibi olamadan boşananlar arttı. Doğurganlık oranı düştükçe Türkiye’nin nüfus artış hızı azalıyor, yaşlı nüfus artıyor. Şehrin karmaşasında bebek bakmak kolay değil. Ama bebek sevgisinin ne demek olduğunu ucundan kıyısından insanlara hissettirmek önemli. İşte o zaman doğurganlık da artar, nüfus da çoğalır.
Yarım asır........
