menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tarihin en büyük sahne hilesi: 1789’un gizli rejisörleri

18 0
28.05.2026

Bugün modern dünyanın "özgürlük, eşitlik, kardeşlik" sloganlarıyla selamladığı, insanlığın ilerleme simgesi olarak ders kitaplarına kazınan 1789 Büyük Fransız Devrimi, aslında göründüğü gibi bir halk patlaması mıydı? Yoksa tarihin en kanlı, en organize tasfiye operasyonlarından biri miydi?

Paris sokaklarında 237 yıl önce yankılanan ses, sadece bir kralın tahtından düşüşü değildi; yüzyıllardır Avrupa’nın ruhunu, zamanını ve inancını şekillendiren koca bir çağın parçalanışıydı. Bastille Hapishanesi’nin taş duvarları yıkıldığında, yerini özgürlük değil, giyotinin soğuk metalik ritmi ve fener direklerine asılan rahiplerin cesetleri aldı.

Herkes devrimi konuşuyor ama kimse asıl soruyu sormuyor: Bu devrimi sahne arkasından aslında kim yönetiyordu?

Devrimin en dehşet verici safhası, şüphesiz Fransa’yı Hıristiyanlıktan arındırma operasyonuydu. Kendisini "halkın dostu" olarak pazarlayan ama ruhunun derinliklerinde Katolik Kilisesi’ne ve Hıristiyanlığa karşı derin bir intikam ateşi besleyen, dışarıdan devrimci bir Fransız görünümlü, fanatik Yahudi Maximilien Robespierre, bu kanlı tiyatronun başaktörüydü. Tevrat’ın Hazreti Malaki ile tamamlandığına, Hazreti İsa’nın bir peygamber olmadığına ve Hıristiyanlığın tamamen yok edilmesi gereken uydurma bir inanç olduğuna inanan fanatik bir damar, devrimin fikri cephanesini sağlıyordu. İktidar ele geçirilir geçirilmez 40 bin kilise yok edildi, manastırlar yakıldı. Kilise........

© Milat