menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Eskimez Bir Hikâye

45 0
05.04.2026

Bazı hikâyeler gelişiyle fışkırışı duygusuyla farklı olduğunu hissettirir, özeldir. Asıl ilham kaynakları değişiktir.

Hayat edebiyat etkileşiminde, yazılanın arka planı, hikâye içinde mevcut nice hikâyeler, gizli kahramanlar vardır.

Şimdi bu edebi süzü(lü)şlere, hikâyelerin ardında saklananlara dair bazı misaller vereceğim.

Onu tanıdığımda 19 yaşındaydım. 40 yaşlarında, bekâr, hiç evlenmemiş bir hanımdı. Hayatımıza girmişti ama fazla hoşlandığımı söyleyemezdim. Onu anlamaya ve tanımaya çalışıyordum. Felçli annesine senelerce bakmıştı ki önemli bir meziyetti. Fakat sosyal hayata dâhil olamayışı, uyum sağlayamaması, şartlar icabı yalnız kalması da sağlıklı iletişimde bazı sıkıntılar meydana getirmişti.

İçim ona dair binbir hikâyeyle dolup taşıyor, kalem ak sayfaları karalamak istiyordu.

Ona “Hayriye” adını verdim, tanıyan olabilir diye yaşını 60’a çıkardım. Hastalandırdım, hazin abartılı bir son yakıştırdım, amansız bir hastalığa yakalanmıştı ve ölüyordu. Akabinde bir yazar yakıştırmasıyla kendini tedavi eden doktora âşık ettim. Hayali bir düğün yaptırdım. Ancak bu ezik, kederli kadın sonuçta mutlu öldü.

İlk hikâyelerimden “Hayriye’nin Düğünü” böyle ortaya çıktı. Muhtemelen olumsuz duygularımı yumuşatmak, ehlîleştirmek(!) istemiştim yazıyla. Edebiyatın sağaltım vazifesi de mümkündür zannımca.

Fakat fazla hazzetmediğiniz kişileri kâğıt üzerinde (cezalandırılmama ayrıcalığına rağmen) kolay öldüremezsiniz.

Hayriye apayrı bir yerden baş gösterdi.........

© Merhaba Haber