Diğerkâmlık
"Geçmiş karşıma, dert yanıyor. Hayatındaki zorluklardan, hayatının zorluğundan, hayatından, zorluğundan ve hissettiği yoksunluklardan söz ediyor. Tabii bunu yaparken de, iki gözü iki çeşme... Ağlıyor! Ağlıyor da ağlıyor. Hiç durmadan. Çok zavallı görünüyor bana o sırada. Biçare ve güçsüz... Dolmuş sanki bayağı. İçini döküp boşalttıkça, gözümde bayağılaşıyor ve fakat. Neden bilmem ama o haliyle açıkça sinirime dokunuyor hatta. İçimde merhamet değil, tiksinme duygusu uyanıyor ona karşı. Anlattığı her yeni şeyi, diğerkamlık ederek onu anlamak için değil de az sonra onu eleştirmek için kullanacağımı, en savunmasız halindeyken indireceğim darbeyi bilmiyor henüz.Zira herkesin farklı imtihanları var. ('Sınav' yerine 'imtihan' deyince de daha etkili oluyor sanki, ne dersiniz?) Onunkiler, ona ait olduğu için benim dünyamda tanımsız ve anlamsız kalıyor. Böylece, saçma ve yersiz buluyorum, onun o çok üzüldüğü şeyleri. Şımarıklık ettiğini, açıkça söyleyemem o sırada tabii. O kadar değil. Onu yapamam. Fakat o dert anlattıkça içimi biteviye yoklayan sinir olma halini ve tiksinme duygusunu, usturuplu bir halde dışa vurmalıyım bir şekilde. Yaparım. Ancak biraz beklemeliyim. Sıcağı sıcağına olmaz........
