Annelik
Bir nevi "kral çıplak" diyeceğim bu yazıda hem hassas bir konu, hem de kutsal bir olgu olan annelik hususuna değineceğim. İnsanların dışındaki diğer memelilerin, yavrusunu yalnızca bizdeki ergenlik çağlarına tekabül edecek kadar içgüdüsel bir şekilde bakıp büyüttüğü ve ardından doğaya saldığı annelik türünden değil, anneliğin biz insanların penceresinden, mutfağından, evinden bakıldığındaki görünümünden söz edeceğim.
Anneliğe yüklenen anlamlar ve yapılan övgüler, karşımda bir duvar gibi gökyüzüne doğru uzanıp yükselmişken, bu durumun haklı ve şüpheli taraflarına bakacağım.
Önce Ay'ın karanlık yüzüne bakalım. Hiç konuşulmamış, söylenmemiş sözleri söyleyelim. Azizim, sadece kendi nefsimiz için Dünya'ya getirip, yine sadece kendi nefsimiz için bakıp büyüttüğümüz ve elimizden geldiğince koruyup kolladığımız çocuklarımız, eğer bizim değil de bir başkasının çocuğu olsaydı, onları yine o miktarda ve öylesi sevecek miydik? Bu sorunun acımasız, duygusuz ve buz gibi gerçekliğiyle yüzleşmek, büyük bir cesaret istiyor biliyorum ama gerçeği kabul etmenin getireceği özgürlük........
