menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Toplum ve Siyaset (20): Gazze’den Holokost’a “Zulmün Adını Koymak” – Devrim Sezer ve Ümit Kurt ile söyleşi

27 0
16.05.2026

Son güncelleme: 16 Mayıs 2026 -

Toplum ve Siyaset (20): Gazze’den Holokost’a “Zulmün Adını Koymak” – Devrim Sezer ve Ümit Kurt ile söyleşi

İSTANBUL (Medyascope) – Toplum ve Siyaset programında Gülener Kırnalı, her hafta akademisyenler, araştırmacılar ve yazarlarla kendi uzmanlıkları üzerine söyleşmeye devam ediyor. Toplum ve Siyaset’in bu bölümünde Gülener Kırnalı, Metis Yayınları’ndan yeni çıkan Zulmün Adını Koymak: Soykırım ve Ötesi kitabını hazırlayan iki değerli akademisyeni; Devrim Sezer ve Ümit Kurt’u konuk ediyor.

Bir soykırıma soykırım demek neden önemlidir? Soykırımı diğer kitlesel zulüm biçimlerinden ve örneklerinden ayıran nedir? Gazze’den Holokost’a; ya da Türkiye’nin ve Osmanlı’nın toplumsal hafızasındaki farklı zulümlere varasıya bir zulmün adını koymak neden önemlidir ve neyi değiştirir?

Bu söyleşide, Gazze’de yaşananların yeniden gündeme taşıdığı “soykırım”, “insanlığa karşı suçlar”, “etnik temizlik”, “katliam” ve “savaş suçları” gibi kavramlar etrafındaki tartışmalar ve olguların farklı boyutları doğrultusunda zulmün adının nasıl koyulması gerektiği ele alınıyor. Söyleşi, yalnızca bugünün en yakıcı meselelerinden biri olan Gazze’ye değil, aynı zamanda farklı zamanlarda ve coğrafyalarda yaşanan kitlesel zulüm biçimlerini nasıl adlandırmamız gerektiği sorusuna odaklanıyor.

“Soykırım mı, değil mi?” sorusuna sıkışan kamusal tartışmalar

Zulmün Adını Koymak: Soykırım ve Ötesi, farklı disiplinlerden yazarların katkılarıyla hazırlanmış kapsamlı bir çalışma. Kitap, soykırım kavramını merkeze almakla birlikte, onu diğer kitlesel şiddet ve zulüm biçimleriyle birlikte düşünmeyi öneriyor. Devrim Sezer ve Ümit Kurt’a göre bir zulme doğru adı vermek yalnızca akademik ya da hukuki bir mesele değil; aynı zamanda etik, siyasal ve tarihsel bir sorumluluk. Çünkü kavramlar, yaşananların nasıl hatırlanacağını, hangi çerçevede tartışılacağını ve adalet arayışının nasıl kurulacağını da belirliyor.

Söyleşide, “soykırım mı, değil mi?” sorusuna sıkışan kamusal tartışmaların sınırları ve sakıncaları da ele alınıyor. Sezer ve Kurt, soykırım ile insanlığa karşı suçlar, etnik temizlik, savaş suçları ve zorunlu yerinden etme gibi farklı zulüm biçimleri arasında bir hiyerarşi kurmanın yanıltıcı olabileceğini vurguluyor.

Programda ayrıca soykırım kavramında “kasıt” meselesi, Holokost’un bütün soykırımlar için mutlak bir ölçüt haline getirilmesinin sakıncaları ve Holokost’tan sonra söylenen “Bir daha asla” sözünün bugünün dünyasında ne ölçüde evrensel bir ilke olarak kalabildiği tartışılıyor.

Bölümün son kısmında ise Gazze’de yaşananlar, “zulmün adını koymak” tartışmasının en güncel ve en acil örneklerinden biri olarak etraflıca değerlendiriliyor. Gazze’deki savaş ve yıkımın, soykırım, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar etrafındaki küresel tartışmaları yeniden alevlendirdiği vurgulanırken, bu değerli kitabı hazırlayan Devrim Sezer ve Ümit Kurt, Gazze’nin yalnızca hukuki bir adlandırma meselesi değil, aynı zamanda uluslararası düzenin, insan hakları söyleminin ve hafıza siyasetinin sınandığı tarihsel bir eşik olduğunu ortaya koyuyor.

Filistin (Gazze ve Batı Şeria) kitap haberleri ve kitap eleştirileri soykırım ve insanlığa karşı suçlar

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Medyascope'u Google Haberler üzerinden takip edin

Medyascope'un mobil uygulamasını indirin

İslam Özkan yazdı: Pedro Sanchez’in Filistin duyarlılığı ve Marksizme dair görüşleri

Selim Kuneralp yazdı: Askeri güç işe yaramıyor mu?

Eurovision’da İsrail protestosu: Salonda “Soykırımı durdurun” sloganları atıldı

Gülener Kırnalı / Diğer içerikleri

Gülener Kırnalı yazdı | Avrupa’da duvar yıkıldı: Aşırı sağı merkeze, merkez mi taşıyor?

Toplum ve Siyaset (19) – Ezgi Uzun Teker ile söyleşi | ABD ile İran savaşla barış arasında: Hürmüz, Lübnan ve Körfez’de ne olacak?

Prof. Dr. Çağdaş Üngör ile söyleşi – Çin hakkında bilmek istemediklerimiz

Toplum ve Siyaset (18) | Evren Balta ile söyleşi: Trump’ın “maksimum hasar rejimi” dünyayı nereye sürüklüyor?

Gülener Kırnalı yazdı | Milyarder medya devinin darbesiyle başlayan tartışma: Fransa’da aşırı sağın kültür savaşı

Gülener Kırnalı yazdı: Macaristan’dan demokrasi dalgası bekleyenlere Avrupa’dan aşırı sağ manzaraları

Haftanın en popüler içerikleri

Gökhan Bacık yazdı | Turco-centrism (Türkiye-merkezcilik): Entelektüel bir patoloji

Halk TV’nin sahibi Cafer Mahiroğlu: “Ayrılanlar başka kanallarla anlaştı”

Casusluk davası başladı – Ekrem İmamoğlu: “Absürtlükte sınır tanımayan utanç verici bu rezilliğe karşı savunma yapmayacağım”

Gözde Şeker de Halk TV ile yollarını ayırdı

Armağan Öztürk yazdı: CHP’nin varlık yokluk mücadelesi

Yarım asırdır çözülemeyen düğüm: Heybeliada Ruhban Okulu açılacak mı, hangi statü ile açılabilir?

Palu ailesi belgeselini nasıl çektik: Şükrü Oktay Kılıç anlattı

Ruşen Çakır yorumladı: Evet, hedefte........

© Medyascope