menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

PKK’nın kurucularından Duran Kalkan’ın örgütteki 50 yılı

26 0
17.07.2026

Son güncelleme: 17 Temmuz 2026 -

PKK’nın kurucularından Duran Kalkan’ın örgütteki 50 yılı

Tercih edilen kaynak olarak ekle

İSTANBUL (Medyascope) – PKK’nın önde gelen isimlerinden olan Duran Kalkan, örgütün ideolojik doğrultusuna yön veren kişilerden biri. Adana doğumlu bir Türk olan Kalkan, aynı zamanda hayatta kalan az sayıdaki örgüt kurucuları arasında yer alıyor. Duran Kalkan, mevcut sürecin başarıya ulaşacağını savunuyor. İktidarın atması gereken adımları henüz atmadığını vurgulayan Duran Kalkan, PKK lideri Abdullah Öcalan’a güvendiklerini belirtiyor. Duran Kalkan’a göre sadece iç dinamikler değil, Ortadoğu’daki güç dengeleri de artık çözüm gerektiriyor. Duran Kalkan kimdir?

Duran Kalkan (kod adı Abbas), PKK’nın kurucu kadroları arasında bugün hâlâ hayatta olan en kıdemli ve önemli isimlerden biri. 1954 yılında Adana’nın Tufanbeyli İlçesi’ne bağlı Güzelim Köyü’nde dünyaya geldi. Babası Yusuf, annesi Safiye Kalkan’dır. Erzurum’dan Çukurova’ya göç etmiş Türk kökenli bir ailenin çocuğu. 

Medyascope Kandil’de | Duran Kalkan Ruşen Çakır’a konuştu: “Bu süreç batmayacak”

Kandil Dağı’nın tarihteki yeri: Çatışmanın merkezi çözümün parçası olur mu?

Bu tarihsel bağlam içinde Duran Kalkan, PKK’nın kuruluş yıllarında etnik kimlikten önce ideolojik arayışların öne çıktığı dönemin karakteristik isimlerinden biri olarak değerlendirildi. Haki Karer ve Kemal Pir gibi Türk kökenli birçok kurucu kadroyla birlikte örgütün ilk siyasal kuşağını oluşturan isimler arasında yer aldı. 1970’li yılların başında eğitim için Ankara’ya gitti. Öğretmen yetiştirme okulunun ardından Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi’nde öğrenim gördü. 

Dönemin en hareketli öğrenci çevrelerinden biri olan Ankara Demokratik Yüksek Öğrenim Derneği’nde (ADYÖD) Abdullah Öcalan, Ali Haydar Kaytan, Cemil Bayık ve daha sonra PKK’nın kurucu kadroları arasında yer alacak birçok isimle tanıştı. 1973’ten itibaren düzenli olarak yapılan toplantılarla şekillenen “Kürdistan Devrimcileri” grubunun çekirdek kadrosunda bulundu. 1974 yılında Abdullah Öcalan ile birlikte kısa süre gözaltında kaldı. 27 Kasım 1978’de Diyarbakır’ın Lice İlçesi’ne bağlı Fis Köyü’nde gerçekleştirilen kuruluş kongresine katıldı ve örgütün kurucu kadroları arasındaki yerini aldı. 

1980 askerî darbesinin ardından Bekaa Vadisi’ne geçti. Burada örgütün yeniden yapılanma sürecinde ve ideolojik eğitim faaliyetlerinde görev aldı. 1980’lerin ortalarında yaşanan iç tasfiye sürecinde bir dönem geri plana çekildi. Özeleştiri sürecinin ardından yeniden örgüt yönetiminde görev aldı ve Avrupa yapılanmasına gönderildi. Avrupa’da bulunduğu yıllarda, PKK’nın mali ve lojistik faaliyetlerinin koordinasyonunda görev üstlendi. 1988 yılında Almanya’da Düsseldorf soruşturması kapsamında gözaltına alındı. Hamburg’da yaklaşık kırk gün süren açlık grevine katıldı. Terör örgütü yöneticiliği suçlamasıyla yargılandı ve altı yıl hapis cezasına çarptırıldı. 

Örgütün üst düzey yöneticisi oldu

Ön tutukluluk süresinin cezadan mahsup edilmesiyle tahliye edildi. Bu dönem, örgüt içerisindeki disiplin anlayışını ve lojistik yapılanmadaki rolünü daha görünür hâle getirdi. 1990’lı yılların başından itibaren yeniden Kandil sahasına yöneldi. Kürdistan Halk Kurtuluş Ordusu (ARGK)  Komutanlığı, PKK Yürütme Konseyi ve daha sonra KCK Yürütme Kurulu üyeliği gibi üst düzey görevlerde bulundu. Örgütün yayın organlarında uzun süre ideolojik ve siyasal değerlendirmeler kaleme aldı. Zaman zaman Adil Bayram ve Selahattin Erdem gibi müstear isimler kullandı. Abdullah Öcalan’ın farklı dönemlerde yaptığı değerlendirmelerde Duran Kalkan, “örgütün tarihsel bilincini taşıyan, sabırlı ve teorik birikimi güçlü kadrolardan biri” olarak niteledi. 

Duran Kalkan’ın Türk olması, özellikle Abdullah Öcalan’ın son dönem değerlendirmelerinde sıkça üzerinde durduğu konular arasında yer aldı. Öte yandan, daha önce yayımlanan görüşme notlarına göre Abdullah Öcalan, kurulması planlanan Enternasyonal Parti’nin öncülüğünü Duran Kalkan’ın üstlenmesini önermiştir. Kandil yönetiminde Türk bir kurucu olarak varlığını sürdürmesi, PKK’nın kuruluş dönemindeki sosyalist ideolojik yapının ve farklı etnik kökenlerden gelen kadroların ortak siyasal çizgide buluşmasının sembollerinden biri olarak gösterildi. Bugün yetmişli yaşlarında olmasına rağmen KCK Yürütme Kurulu üyeliğini sürdürmektedir. 

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Medyascope'u Google Haberler üzerinden takip edin

Medyascope'un mobil uygulamasını indirin

Gamze Elvan / Diğer içerikleri

Refah için Hukuk (72): Yargı paketleri amacına hizmet etmiyor

Şebnem Korur Fincancı anlattı: Türkiye ve dünyada işkence gerçeği ve cezasızlık sorunu

Refah için Hukuk (71) – CHP’ye mutlak butlan ve kayyum tartışmaları: Ne çıkabilir?

Refah için Hukuk (70): Yolsuzlukla mücadelede iktidar ve muhalefet arasında fark var mı? 

Açık Radyo davası Danıştay’a taşındı: “Sessizce, bu ‘apaçık’ haksızlığı dile getirme uğraşındayız”

Refah için Hukuk (69) – Yargının siyasallaşması ve araçsallaşması: İBB davasında neler oluyor?

Haftanın en popüler içerikleri

Ruşen Çakır yorumladı: CHP’li belediye başkanı olmak ateşten gömlek

Ruşen Çakır........

© Medyascope