Kimler Kimlerle Beraber, Kadere Bak – Prof.Dr.Duran Bülbül & Melih Demirel Yazdı
Siyaset, sadece meydanlarda söylenen sözlerden ibaret değildir. Kimi zaman perde arkasında kurulan ilişkiler, kamuoyuna verilen mesajlardan çok daha fazla şeyi anlatır. Son günlerde yaşanan tartışmaların merkezinde de tam olarak böyle bir tablo bulunmaktadır. Kulislerde konuşulan iddialar, CHP’nin yakın siyasi tarihine damga vurabilecek niteliktedir.
İddialara göre, eski CHP’den kalma “yeşil” bir akıl, mutlak butlan kararının bozulması için çeşitli girişimlerde bulunmuş, farklı kanallardan temaslar yürütmüş ve birtakım hesaplar yapmıştır. Hatta yeni bir partinin kuruluş sürecinin gecikmesinde dahi bu arka kapı diplomasisinin etkili olduğu konuşulmaktadır. Elbette bunlar birer kulis iddiasıdır. Ancak siyaset, bazen iddiaların kendisinden değil, o iddiaları doğrular nitelikte yaşanan gelişmelerden okunur.
Asıl tehlike de tam burada başlamaktadır. Çünkü ekranlarda ve meydanlarda kendisini “muhalif” olarak pazarlayan bazı isimlerin gerçek mücadelelerinin millet adına değil, yalnızca CHP içerisindeki konfor alanlarını korumaya yönelik olduğu artık daha görünür hale gelmiştir. Söz konusu olan ilke değil, makamdır; dava değil, kendi düzenlerinin devamıdır.
Nitekim aylar önce dile getirilen, “Mutlak butlan kararı çıkarsa bileklerimi keserim.” sözü de bugün geriye dönüp bakıldığında farklı okunmaktadır. O gün birçok kişi bunu duygusal bir çıkış olarak değerlendirdi. Oysa bugün yaşanan gelişmeler, bu ifadenin bir pazarlığa duyulan güvenin dışa vurumu olup olmadığı sorusunu akıllara getirmektedir. Beklenen sonuç gerçekleşmeyince yaşanan hayal kırıklığı ise zaten kamuoyunun gözleri önünde cereyan etmiştir.
Kararın ardından eski Grup Başkanvekili tarafından dile getirilen, “Biz o komisyona boşuna mı üye verdik, Devlet Bey?”........
