menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kral çıplak

22 0
14.04.2026

Gülmek, yalnızca bir tepki değildir; bir ifşa biçimidir. İktidarın kurduğu ciddiyet zırhını delen, onun mutlaklık iddiasını kıran bir dil. Bu yüzden tarih boyunca denetlenmek istenmiştir. Çünkü alay, korkunun panzehiridir.

Antik Yunan’da komedya, bugünkü anlamıyla hafif bir eğlence değil, doğrudan siyasal eleştirinin kamusal formuydu. Aristophanes, sahnede yalnızca bireyleri değil, savaş politikalarını ve yönetenleri hedef alıyordu. “Lysistrata”, yalnızca bir oyun değil; siyasal aklın irrasyonelliğine karşı kolektif bir itirazdı. Kadınların savaşı durdurmak için cinselliği bir pazarlık aracına dönüştürmesi, yalnızca bir mizah unsuru değil; iktidarın erkek egemen aklını ters yüz eden radikal bir politik jestti. Bu metinler, bir toplumun kendini eleştirebilme kapasitesinin göstergesiydi.

Tarihsel çizgi kesintisizdir: Roma hicivleri, Orta Çağ’ın soytarıları, modern dönemin sineması… En çarpıcı örneklerden biri, Charlie Chaplin’in The Great Dictator ile yaptığıdır. Chaplin, Hitler’i taklit ederek yalnızca bir liderle alay etmez; onun temsil ettiği bütün bir ideolojiyi gülünçleştirir. Filmdeki o meşhur sahnede, dünyayı temsil eden bir balonla oynayan diktatör figürü, iktidarın büyüklük fantezisini çocukça ve kırılgan bir şeye indirger. Gülme, burada yalnızca bir tepki değil; bir çözülme anıdır.

Öte yandan Türkiye’de Aziz Nesin’in yargılanması, hedef gösterilmesi tesadüf değildi. Çünkü görünür kılmak, rahatsız eder.

Dolayısıyla bugün bir komedyen olan Tuba Ulu’nun gözaltına alınmasını tekil bir hadise........

© marksist.org