menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Okul saldırılarının arka planında ne var?

19 0
17.04.2026

Kahramanmaraş denilince, akıllara edebiyat, kültür, şair ve yazarlar gelir. Sütçü İmam'ların diyarıdır Maraş. Şehri işgal eden Fransızları yenmiş ve kahramanlık unvanı almış bir şehirdir Maraş. 3 yıl önce depremle anıldı kadim şehir. Şimdi okul saldırısı ile gündemde. Şanlıurfa'dan gelen acı haberin şokunu atlatamadan, Maraş'tan duyulan ölümlü okul saldırısıyla yıkıldık. Bir gazeteci olarak olayı takip ettim.

Kahramanmaraş’ta yaşanan o korkunç saldırı, toplumun derinlerinde büyüyen bir yarılmanın dışa vurumudur. Henüz 14 yaşında bir çocuğun, üstelik öğretmen bir anne ve polis bir babanın evinde büyüyen bir çocuğun, böylesi bir katliama imza atması “nasıl oldu?” sorusunu basit cevaplarla geçiştirmeyi imkânsız kılıyor.

Bu mesele ne sadece bir “güvenlik zafiyeti” ile açıklanabilir ne de kolaycı bir “cinnet” etiketiyle kapatılabilir. Çünkü ortada akıl sağlığını yitirmiş bir yetişkin değil, kimliği henüz oluşum aşamasında olan bir çocuk var. Ve çocuklar, durduk yere katil olmaz. İnsan beyni 20'li yaşlara kadar şekilleniyor.

Yıllar önce Rakel Dink, eşi Hrant Dink’in katili Ogün Samast için şu cümleyi kurmuştu:

“Bir bebekten bir katil yaratan karanlığı sorgulamadan hiçbir şey yapılamaz.”

Bugün o cümle, her zamankinden daha yakıcı.

Aile mi, sistem mi, çağ mı?

İlk refleksle aileyi işaret etmek kolaydır. “Polis babanın silahı nasıl korunmaz?” sorusu elbette sorulmalıdır. Bu, ihmal midir, sistem açığı mıdır, denetimsizlik midir? Hepsi araştırılmalı. Bir poliste, ruhsatlı da olsa 7 silah ne arar? Ancak bu, buzdağının sadece görünen kısmıdır.

Asıl mesele, o silahı eline alan çocuğun zihninde neyin olup bittiğidir.

Bir çocuk ya da çocuklar neden öldürmeyi düşünür?

Bu sorunun........

© Maraş Gündem