Sivil Toplum Örgütü Ahlakı
Sivil kelimesi öncelikle belli bir üniforma taşıyan asker ve polis gibi meslek gruplarının dışında olmak anlamına gelmektedir. TDK sözlüğünde sivil kelimesi karşılığında bu anlam öne çıkarılmıştır. Ancak sivil toplum kavramı esas itibariyle üniformalı olmanın yanında resmi görevde bulunmayan ve onların tabi olduğu kanun ve kurallardan bağımsız hareket edebilen anlamını da ifade etmektedir.
Sosyal bilimciler, sivil toplumu devletin denetim ve yönlendirmesinden uzak, bireylerin kamu gücünden izin ve destek almadan ve devletin doğrudan kontrolü altında bulunan alanların dışında faaliyet yürütülmesi şeklinde anlarlar.
Sivil topum örgütü ise, resmî görev gereği değil, tamamıyla gönüllü ve rızaya dayalı bir faaliyet yürüten topluluk veya kurumsal yapının adıdır. Burada gönüllü ve rıza kavramları çok önemlidir. Zor kullanılarak veya baskı altına alınarak oluşturulmuş bir grup veya kurumsal yapı devlet erkinin dışında olsa dahi, sivil toplum örgütü adını hak edemez. Bireyin gruba veya kurama gönüllü olarak katılması, her faaliyette ve kurumsal yapının her aşamasında mutlaka rızasının alınması sivil olmanın olmazsa olmaz şartıdır. Bu yüzden sivil toplum örgütleri, olabildiğince yüksek düzeyde katılımcı ve istişareye açık bir yapıda olmalıdır.
Aksi takdirde lider sultasının öne çıktığı veya kurumsal yapı içinde belli bir grubun/kişilerin görüş ve dayatmasının baskın hale geldiği bir örgüte, sivil toplum örgütü denmesi doğru değildir. Çünkü bu durum sivil toplum olmanın hem şekline hem ruhuna hem de amacına aykırıdır.
Öte yandan bir sivil toplum örgütünün kurulması kadar, sürdürülebilir kurumsal bir yapıya kavuşturulması da önemlidir.
Bir yapının sürdürülebilir olması için ilgi, destek ve gelişmeye istekli olunması ve bunları engelleyecek olumsuzluklardan kaçınılması gerekir. Üyelerinin ilgi göstermediği, gerekli desteği vermediği, yeni üyelerle beslemediği; tam aksine bir takım iç çekişmelerle kan kaybeden bir sivil toplum örgütünün yürümesi, varlığını koruması ve amacını gerçekleştirmesi düşünülemez. Aslında ilgi, destek ve gelişme eş zamanlı yürümesi gereken hususlardır. Bu hususları üyelerin tamamının benimsemesi ve yerine getirmesi gerekir ki, örgütlenme sürdürülebilir bir yapıya kavuşabilsin.
Sivil toplum örgütü içinde meydana gelebilecek çekişmeler ya kurumsal yapının hantallaşmasından, ya ahlakî yozlaşmadan ya da........
