menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kırım’dan Başkent’e bir göçün izleri: Missuri Kuru Temizleme

28 0
09.03.2026

Ankara’nın tarihi, başkentlik kimliği ile çoğu zaman anıtsal yapılar ve resmi kurumlar üzerinden anlatılır. Ama bir o kadar da başkentin içerisinde yaşayanlarının gerçek hikâyesi küçük dükkânların içinde sessizce sürer gider. Bu hikâyeler bir hazine gibi keşfedilmeyi dahası desteklenmeyi bekler. Bu keşif aynı zamanda belleğin yeniden keşfi ve görünür kılınmasının kendisi ve bellek avcılığıdır aynı zamanda. Bir kentin geçmişi bir yerden bir yere göç edişi, yitirilen değerler, kaybolmaya yüz tutmuş meslekler, unutulan esnaf geleneği, insanlar ve döneme iz bırakan olaylar bu bellek avcılığında sizinle konuşmaya başlar.

Bir zamanlar herkesin uğrak yeri olan pasajlar, işhanları, çarşılar, büyükşehrin kalabalıkları içerisinde yalnızlığına rağmen sessizce varlığını sürdürür. Uğradığınızda açılan her kapı yitirdiğimiz değerleri hatırlatır. Bellek avcılığı bir anda bilinçli bir zaman yolculuğuna dönüşür.

İşte bu bellek avcılığında Kavaklıderem Derneği Başkanı Halil Yurtkuran’ın yazsan ne iyi olur dediği, 78 yıldır kesintisiz kuru temizleme işini sürdüren Missuri Kuru Temizleme’ye doğru bir bellek yolculuğuna çıktık.

Kavaklıdere’de Tunalı Hilmi’nin hıncahınç dolu kaldırımlarının içinde 99 numarada bulunan Ganioğlu Pasajı’nın içerisine girdiğimizde, daracık koridorun sonunda, sessizce varlığını sürdüren Missuri Kuru Temizleme karşıladı bizi.

Bugün bir dükkân gibi görünse de, Ankara’nın yaklaşık seksen yıllık hikâyesini, geçmişini taşıyan ağır bir bellek mekândır Missuri...

Bu hikâye, sadece bir esnafın ticari hikâyesini anlatmaz bize. Bu dükkân içerisinde Kırım’dan başlayan, Balkanlar’dan geçen ve Ankara’nın bir köyünde mola verip yerleşik hayata geçen bir göç ve zamana tutunanlarının hikâyesini anlatır aynı zamanda.

Kırım’dan Memlik’e, Memlik’ten Ankara’ya

Missuri Kuru Temizleme’nin kurucusu Hikmet Toktar’ın ailesi Kırım Tatarı’dır. Kırım’dan ayrılmak zorunda kalıp önce Balkanlar’a ardından Anadolu’ya gelir. Ankara’nın kuzeyindeki küçük bir köy olan Memlük daha sonra ismi Memlik olan bu köy bu göçmenlerin yerleştiği yerlerden biridir.

Hikmet Toktar’ın altı çocuğundan biri olan Orhan Toktar bu süreci şöyle anlatır: “Bizimkiler önce Romanya’ya oradan da Anadolu’ya geçerler. O zaman Atatürk’ün isteğiyle Ankara’da Memlik köyüne yerleşirler”

Memlik Köyü bugün Yenimahalle İlçesine bağlı bir mahalle. Köyün tarihi çok daha eskilere uzanır. Köyün merkezinde yer alan 14. ve 15. yüzyıllara uzanan bir derviş geleneğinin izlerini taşıyan Abalı Baba Türbesi ile Kırım Tatarları hemhal olur. Kızılay’a 1 saatlik uzaklıkta inanç ve göçün bir aradalığının mekânı olan Memlik bir mahalleden öte, Anadolu’nun uzun........

© Kısa Dalga