KKTC’de Online alışveriş kültürü ve dijital mahremiyet
Instagram’da veya Facebook’ta geziyorsunuz, bir ürünü beğendiniz, satıcıya mesaj gönderdiniz, ödemeyi yaptınız ve teslimat için adresinizi paylaştınız. Birkaç gün sonra paketiniz geldi ve sizin için alışveriş tamamlandı. Peki bu alışveriş sırasında paylaştığınız telefon numaranızın, adresinizin ve ödeme bilgilerinizin yolculuğu da sona erdi mi?
Online alışverişte dikkatimizi çoğunlukla ürüne ve fiyatına yöneltiyoruz. Oysa bu alışverişin daha az görünür bir boyutu daha var: Paylaştığımız kişisel bilgiler. Siparişin teslim edilmesi için verdiğimiz telefon numarası ve adresin sonrasında nasıl kullanıldığını nadiren sorguluyoruz. Dijital alışveriş kültürümüzün gelişmesi, bu bilgileri sıradan bir işlem ayrıntısı olarak görmekten vazgeçip mahremiyetimizin bir parçası olarak değerlendirmemizi gerektiriyor.
Bir sosyal medya profili ne kadar güven verir?
Sosyal medyanın küçük işletmelerin müşteriye ulaşmasına olanak sağladığı ve tüketici açısından seçenekleri artırdığı aşikâr. Ancak bununla beraber, sosyal medya çağının “kredibilite” ve “güvenirlik” algımızı birçok açıdan erozyona uğrattığını da kabul etmeliyiz. Düzenli estetik bir profil, fazla takipçi sayısı, satın alınmış bir doğrulama rozeti veya sayfadaki olumlu yorumlar satıcının kimliğini otomatik olarak doğrulamak için yeterli olmamakla beraber, satıcının alıcıya yönelik yükümlülüklerini yerine getireceğini de garantilemez.
Instagram veya Facebook üzerinden alışveriş yaparken bazen sadece bir kullanıcı adıyla konuşuyor, bir hesap numarasına ödeme gönderiyor ve bununla yetiniyoruz. Ürün bize gönderilmediğinde veya beklediğimizden farklı çıktığında ise asıl soruyla karşılaşıyoruz: Muhatabımız kim?
KKTC gibi insanların birbirini tanıdığı küçük bir toplumda ortak tanıdıklar veya sayfanın yerel bir işletmeye ait........
