menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İnsan en çok kime güvenirse ondan mı incinir?

17 0
29.07.2026

Bazı cümleler vardır… İlk duyduğunuzda çok doğru gelir.    “İnsan en çok kime güvenirse ondan incinir.”    Evet… Çoğu zaman doğrudur. Ama belki de asıl soru bu değildir. Asıl soru şudur: Neden bazı insanlar, kendilerine emanet edilen bir kalbi taşıyamaz? Çünkü güven dediğimiz şey, yalnızca bir sırrı paylaşmak değildir. Bir insana güvendiğinizde sadece başınızdan geçenleri anlatmazsınız. Çocukluğunuzu açarsınız. Kırıldığınız yerleri gösterirsiniz. Yetersiz hissettiğiniz anları… Korkularınızı… Utandığınız taraflarınızı… Bazen de en büyük hayallerinizi… Yani aslında bir şeyler paylaşmaz,  kendinizi emanet edersiniz.  İşte tam da bu yüzden araştırmacı psikolog Brené Brown, kırılganlığı zayıflık olarak değil, cesaret olarak tanımlar. Çünkü insanın maskelerini indirip gerçek hâliyle bir başkasının yanında durabilmesi, hayatın en büyük cesaretlerinden biridir. Fakat kırılganlık, herkesle paylaşılmaz. Çünkü herkes, o emaneti taşıyabilecek duygusal olgunluğa sahip değildir. Ve galiba en çok bunu unutuyoruz. Hiç düşündünüz mü? Bir insanın size emanet ettiği… Acıyı… Kırılganlığını… Eksikliğini… Mutluluğunu… Başarısını…    Gerçekten taşıyabiliyor musunuz?    Yoksa bazen siz de taşıyamıyor musunuz? Çünkü bir insanı gerçekten sevmek; Sadece zor gününde yanında olmak değildir. Onun mutluluğunu da yüreğiniz daralmadan taşıyabilmektir. Belki de yazının en rahatsız edici sorusu budur. Çünkü çoğu zaman, “Bana bunu neden yaptılar?” diye soruyoruz. Ama çok az insan, “Ben bana emanet edilen insanları nasıl taşıyorum?” diye soruyor. Psikolog Carl........

© Kıbrıs Gazetesi