ELMA DEYİP GEÇMEYİN, DÜNYAYI ÜÇ ELMA DEĞİŞTİRDİ
Bugün bir elma aldım. Yerken bir an durup ona baktım. Her gün gördüğümüz, çoğu zaman üzerinde düşünmeden geçtiğimiz bu sıradan meyvenin insanlık tarihindeki yerini düşündüm. Sonra zihnimde art arda üç elma belirdi: Havva ile Adem’in elması, Newton’un elması ve Steve Jobs’un elması…
Üçü de aynı meyveydi ama her biri insanlığın başka bir kapısını açmıştı.
Havva ile Adem’in elması
Aslında kutsal metinlerde yasak meyvenin elma olduğu açıkça yazmaz. Onu elmaya dönüştüren, yüzyıllar boyunca anlatılan hikâyeler ve yapılan resimlerdir. Yine de insanlığın ortak hafızasında o elma; yasağı, merakı, seçimi ve sonuçlarına katlanmayı temsil eder.
İnsan, kendisine “Dokunma” denilene neden dokunur?
Belki de insan olmanın başlangıcı tam burada saklıdır: Merak etmekte, sınırı aşmakta, seçim yapmakta ve yaptığı seçimin sorumluluğunu taşımakta… O ilk elma, insanın yalnızca cennetten çıkışını değil; masumiyetten farkındalığa geçişini de simgeler.
Anlatıldığı gibi başına düşüp düşmediğini bilmiyoruz. Ancak Newton’un bir elmanın ağaçtan düşüşünü izlerken şu sorunun peşine düştüğü kabul edilir: Elma neden........
