menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Acıdan nefret üretmek…

19 0
02.09.2026

30 Ağustos’ta yaşadığımız gemi kazası, facia ise faciadır, felaket ise felakettir. Facia, bir anlamda yaşanan olayın boyutunu anlatır. Felaket ise çoğu zaman facianın içine insan ihmali, denetimsizlik ve sorumsuzluk karıştığı zaman ortaya çıkan sonucun adıdır. Zamanında gerekli önlemler alınmışsa, bütün kurallar eksiksiz uygulanmışsa ve buna rağmen önlenemeyen bir olay yaşanmışsa başka türlü konuşuruz. Kahramanmaraş merkezli deprem için “felaket” dedik. Çünkü binlerce insan yaşamını yitirdi, on binlerce bina yıkıldı. Benzer büyüklükte depremleri yaşayan Japonya’da ise sonuçlar çok daha sınırlı olabiliyor. Deprem aynı deprem… Farkı yaratan insanın depreme ne kadar hazır olduğudur. Gemi faciası da yılları aşıp gelen ihmaller zincirinin bir halkasıdır. Kaza sonrası öğrendiklerimiz elli yıldır hiç gündemimize gelmedi. Kötü piyango Ünal Üstel hükümetine çıktı. Doğruya doğru, Ünal Üstel, bir politikacıdan öte bir vatandaş önceliğiyle ilk günden değil, ilk andan başlayarak konuyla ilgileniyor… “Ne yapayım, boynuma taş bağlayıp, kendimi denize atayım mı?”, desin… *** Girne açıklarında alabora olan gemide yaşananlar da kolay kolay hafızalardan silinmeyecek. Hele o gemide bulunan ve kurtulan insanların eski psikolojilerine dönmeleri hiç kolay olmayacak. Denizin ortasında ölümle burun buruna........

© Kıbrıs Gazetesi