Ülkemizde dijital dilencilik dönemi
Şanlıurfa’da bir vatandaşın sesi yankılandı:
“Rüyamda görsem inanmam. Dilencinin önünde POS cihazı var. Böyle bir şey olabilir mi?”
Oluyormuş sevgili okurlar. Hem de temassız.
O görüntü Şanlıurfa sokaklarında çekildi ama aslında hepimizin zihninde patlayan bir bildirim sesi gibiydi: “Yeni özellik; ‘Dijital Dilencilik 2.0’ yüklendi.”
Memleket olarak dijitalleşme sürecini biraz yanlış anlamış olabilir miyiz? Hani e-devlet, e-imza, e-fatura falan derken bir baktık ki “e-dilenci”ye geçmişiz. Yakında AppStore’da “Beggar Pro – Reklamsız Sürüm” görürsek şaşırmayın.
NAKİT YOK ABLA, QR VAR
Eskiden klasik replik şuydu:
“Abla, Allah rızası için bir lira…”
Şimdi versiyon güncellendi:
“Abla, nakit yoksa QR okutsan da olur.”
Bir düşünün. Cüzdanı evde unutmuşsunuz. “Oh be” diyorsunuz, “Bugün kimseye bozuk aramak yok.” Derken köşede bir teyze:
“Evladım temassız geçiyor.”
Artık “Bozuk yok” bahanemiz de tarihe karıştı. Çünkü POS cihazı var. Hem de ışıklı, ekranlı, taksit seçenekli. Bir de kampanya başlatırlarsa şaşırmam:
“Bu ay 3 bağış yapana 4’üncüsü bedava!”
Teknoloji tarafsızdır derler. Doğru. POS cihazı masum. Ama onu dilencinin önünde görünce insanın aklına ister istemez şu geliyor: Biz nerede “level atladık”?
DİLENCİLİKTE PREMİUM DÖNEM
Bakın kabul edelim. Bizim insanımız pratik zekâlıdır. Dünya Mars’a koloni kurmayı konuşurken biz sokakta fintech inovasyonu yapıyoruz.
Finans teknolojileri zirvesine konuşmacı olarak çağrılsa şaşırmam:
“Panelimizin konusu: Sokak Ekonomisi’nde Temassız Dönüşüm”
“Bu fikri nasıl geliştirdiniz?”
“Nakit taşımayan müşteri segmentini kaçırmak istemedik.”
Sevgili okurlar, olay o kadar absürt ki kahkaha atmadan duramıyorsunuz. Ama kahkahamız biraz sinirden.
Eskiden mendil satılırdı. Çiçek satılırdı. Şimdi “Bağış paketi” var. Belki yakında abonelik sistemi gelir:
“Aylık 99 TL’ye sınırsız sevap.”
MERHAMETTE TEMASSIZ ÖDEME
Eskiden yardım etmek bir ritüeldi. Cebinden bozuk para........
