Medeniyetimizin ruhu camilerimiz
Resûlullah Efendimiz, Medine’ye ayak bastığı zaman inşa ettiği ilk bina Mescid-i Nebî olmuştur. Medine’nin mukaddes bir şehir olmasının bir sebebi Peygamber şehri olması ve onun Ravza-i Mutahhara’sının orada bulunması, diğer bir sebebi de Mescid-i Nebî’nin orada inşa edilmiş olmasıdır.
İslâm tarihi boyunca Müslüman fatihler, hükümdarlar ülkeleri, şehirleri fethettikleri zaman, gerçekleştirdikleri ilk idealleri, oralarda camiler yapmak olmuş; böylece oralardaki varlıklarını ve hükümranlıklarını bu muhteşem eserlerle ebedileştirmişlerdir.
Bizim medeniyetimiz cami medeniyeti... Yahya Kemal’in ‘Süleymaniye’de Bayram Sabahı’nı okumuşuzdur elbet! Ama bir daha okuyalım ve Süleymaniye’nin ve Süleymaniye gibi daha binlerce caminin, bizim medeniyetimizdeki cismi ve maddesi kadar, manasını da bir kere daha yüreğimizde hissedelim. Ve o mana ile tarihimizin ihtişamını hiç olmazsa ruhumuzda yaşayalım.
“Artarak gönlümün aydınlığı her sâniyede
Bir mehâbetli sabâh oldu Süleymâniye’de
Kendi gök kubbemiz altında bu bayram sâati
Dokuz asırda bütün halkı, bütün memleketi,
Yer yer aksettiriyor mâvi manzaradan
Kalkıyor tozlu zaman perdesi her ân aradan.
Tanrı’nın mâbedi her bir taraftan doluyor
Bu saatlerde Süleymâniye târîh........
