menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dünyevileşmenin yıkıcı sonuçları

31 1
11.02.2026

İslâm’ın ve diğer bütün dinlerin ahlâk öğretilerinin en başında “Nefsinin kölesi olma!” uyarısı yer alır. Özellikle son yüz elli - iki yüz yıl içinde dünyada, ardından ülkemizde yaşanan sorunları doğru okursak görürüz ki, insanı “insanın kurdu” yapan; insanı zenginleştikçe yoksullaştıran, hükmettikçe köleleştiren hep hırsları, bencillikleridir. Dünyayı kan gölüne, soygun yeri yapan, insanoğlunun mal, makam ve zevk tutkularıdır.

Bu tür sapmalar eskiden de vardı elbette; fakat günümüz dünyasında bilişim ve ulaşım, özellikle sosyal medya yoluyla küreselleşme yaygınlaştıkça insanoğlu, arzularının öznesi olmaktan çıkıp, giderek daha çok nesnesi olmaktadır. Bu durum, bizde dünyevileşme, Batı’da sekulerization/sécularisation denilen bir hayat felsefesi halini almaktadır.

Yanlış anlaşılmasın; dünyevileşme, dünya işlerine ilgisiz durmamız anlamına gelmez. Dünyevileşme, dünya hırslarını ve zevklerini dine, maneviyata ve ahiret kurtuluşuna öncelemeyi, böylece temel bir ahlâkî sapmayı ifade eder. Buna dünyaperestlik ve hedonizm de diyebiliriz.

Bugün insanlığın, ABD’de ortalığa saçılan Epstein skandalına karışanların elinde kalması ne kötü!

Davranışların şekli de önemli olmakla birlikte, ahlâkın kurucu unsuru, davranışların arkasındaki irade ve niyetimizdir. Buna göre bir kimsenin dünyevileşmesi, ruhundaki dinî duyarlılığın solması, Allah ile kalbî bağının çözülmesi, onun yerini fani heva ve heveslerin almasıdır. Bu........

© Karar