Orasını karıştırma!
Sosyal psikoloji uzmanları siyasi propagandanın başarılı olması için, yalanların değil, bazı “seçilmiş” gerçeklerin -elbette bir sistematik ve süreklilik içinde- hedef kitleye sunulması gerektiğini söylerler. Peki esas olarak korkularımızın, kaygılarımızın, kızgınlıklarımızın inşa ettiği “gerçek” başkaları için de “gerçek” midir?
Diğer tarafta, başka birilerinin duygu dünyasında şekillenmiş olan gerçeklik algısı bizim için ne ifade eder? Başkalarının gerçekleri bizim gözümüzde düpedüz yalan olabilir mi? Keza bizim gerçek kabul ettiklerimizi başkaları yalan olarak görebilirler mi?
Bu soruları nasıl bir toplumda yaşıyor olduğumuza göre cevaplamak durumundayız. Haddizatında biliyoruz -ve bizzat yaşıyoruz- ki siyasi, etnik, dini veya ideolojik ayrımların fazlasıyla keskin olduğu bir toplum zihinlerde “Biz ve onlar” diye bölünür. Farklı görüşler de gerçek ve yalan olarak ikiye ayrılır. Çünkü herkes aynı yere baksa da orada aynı şeyi görmeyebilir.
Zihnimizde “Ben ve öteki” veya “Biz ve onlar” tasnifi ne kadar netse ajitasyon, propaganda yahut “siyasi iletişim” o kadar kolay başarıya ulaşır. Çünkü objektif gerçekler değil, tabiri caizse sahiplenilip nüfusa geçirilmiş veya tapuya kaydettirilmiş gerçekler duygularımızı harekete geçirebilir ancak. “Bizim gerçeklerimiz”. Yani olayların bizim gözümüzden görünen hali.
Siyasi reklamın (propagandanın) hedefleri ticari reklamın hedeflerinden özünde farklı değildir. Yalnızca birinde öncelikli olarak korkular ve öfkeler, öbüründe ise ümitler, arzular temel alınır… Söz gelimi yeni çıkan bir çamaşır makinasını veya buzdolabını satmak için insanların herhalde korkularını, öfkelerini kışkırtmak değil, potansiyel alıcının konfor beklentilerine seslenmek gerekir. Ama konu siyaset olduğunda enstrüman önceliği tabiatıyla değişmek durumunda.
Gerçi siyasi reklam da bir yere kadar ümitleri, arzuları gıdıklamaya çalışır ama korkular ve öfkeler bu zeminde çok daha elverişli araçlardır. Büyük neticeleri bu ikinciler vermiştir hep… Mesela, 1930’larda Hitler’i iktidara taşıyan........
