menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Melek sandığımız şeytanlar

316 0
18.07.2026

Haluk Levent ona inananların güvenini kötüye kullandı, diye inananları sorumlu tutanlar dönüp kendilerine sorsun: Melek sandıklarından hiç şeytan çıkmadı mı?

Dolandırılanları dolandırıcıyla birlikte yargılarken sivil toplum dayanışmasını, insani yardımlaşmayı, vicdan ve güven duygusunu da sanık sandalyesine oturtuyorlar.

Daha dün okuduğumuz haberdi, “400 milyon liralık vurguna bir yılda tahliye, Yunus Emre Vakfı eski Enstitü Başkanı Şeref Ateş adli kontrolle bırakıldı” deniyor.

Yunus Emre bir kamu vakfı. Bakanlığa bağlı, bakanların gözetiminde, devletin kültürel diplomasi faaliyetleri için kurulmuş. Kamu zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, naylon fatura, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, suç gelirlerini aklama iddialarından yöneticileri mahkemelik. Güvenip vakfı emanet edenleri, o görevlere atayanları sorumlu tutuyor muyuz?

Ahbap olayını genelleyerek, sivil toplum kuruluşlarına güvenilemeyeceği fikrini yayanlara söylüyorum. Kötü örnek, emsal olmaz.

Devletin denetim gücü ve yetkisine sahip olanlar bile aldatılabiliyorken dedektif titizliği ve cinliğine sahip olmayan ünlüler ne yapsın?

Kimler kimleri inandırıp kandırmadı ki...

Örnekleri sıralamaya FETÖ’ye aldanmadan başlayın. Siyasi atamalarda güvene ihanet edenlerin illa çetelesini mi çıkaralım?

CHP’deki butlancılara, Kılıçdaroğlu’na filan bakıp tüm siyasilerin güvenilmez olduğunu nasıl düşünemezsek...

Devlet görevini kötüye kullanan kişilere bakıp kamu kurumlarına güvensizlik duymak nasıl yanlışsa...

Haluk Levent’ten hareketle devlet dışı insani yardım örgütlerine güveni yok etmek, toptan karalamak, Haluk Levent’in bu yüzünü........

© Karar