Fon dolandırıcılığının mağduru iktidar da suçlusu muhalefet mi?
Koro hâlinde diyorlar ki...
Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti yerine Yeni Parti'nin eski bakanı, görevdeki genel başkan yardımcısı olsa istifa ettirmezlerdi. Hepsi savunur, korur, aklamaya soyunurdu.
Muhalefetle iktidar arasındaki fark işte bu, AK Parti kendi içinde yanlış yapanların da üstüne gitti, hemen gereğini yaptı, görevden affetti.
İktidara yardımcı gazetecilerle hızlı iktidar fedâileri çok zekice bir propaganda sanıp buna sarılıyor.
Peki, borsadaki saadet zinciri dolandırıcılığında siyasi sorumluluğu iktidar yetkililerinden alıp yetkisiz muhalefete yıkmaya yeter mi? AK Parti'yi asıl mağdur gibi gösterip muhalefeti suçlu çıkarır mı?
Bu propagandayı gördüğüm her paylaşımın altına aynı tepkiler doluşuyor.
Soruyorlar; fon vurguncuları Yeni Parti'li olsa kenara konup yola öyle devam mı edilirdi? Yoksa şafak baskınıyla evlerinden alınarak tutuklanıp varlarına yoklarına el mi konurdu?
En azını söyleyen, bu kadarını söylüyor.
Randevu verip çağırarak hakkındaki şüphe ve iddialara karşı ifadesine başvurma tarifesi herkese uygulansa durum değişebilirdi.
Çifte standart örnekleri yaşanmasa malum propaganda tutardı belki. Siyaseti haksız kazanç ve zenginleşme kapısına çevirenlerle partisine bakmadan, iktidar-muhalefet ayırmadan, tavizsiz mücadele edildiğine inandırabilirdi.
Fakat bağ, bahçe kazıyarak aramaya, şoföründen akrabasına tutuklayarak kabul ettirmeye, etkin pişmanlıktan yararlandırma vaadiyle itiraf almaya gerek bırakmayan deli paralar var ortada.
Fatma Betül Sayan'la eşi yalnız mı meselâ, tekil........
