Numan Bey'i üzmeyin
CHP’deki kavganın tozu dumanı yine memleketin üstüne serpilmek isteniyor. İçeride koltuklar kayıyor, ekipler birbirine bileniyor, eski defterler yeni kapaklarla açılıyor; fakat işin en mahir tarafı şu: Her kavgaya mutlaka AK Parti’yi de bir şekilde davet etmeye çalışıyorlar.
Davet dediysek öyle nazik bir davet değil. Bildiğiniz “Biz kendi aramızda anlaşamıyoruz, bari siz de gelin de meseleye biraz dış cephe süsü verelim” telaşı.
Ama bu kez kapıdan içeri giren yok.
Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın çizdiği çerçeve gayet net: “Kayıkçı kavgasının hiçbir yerinde yokuz.”
Aslında mesele tam da bu. CHP’de kavga yeni değil, sadece ambalajı yenileniyor. Eskiden “parti içi demokrasi” denirdi, şimdi “değişim süreci” deniyor. Eskiden hizip vardı, şimdi ekip var. Eskiden kurultay hesabı vardı, şimdi “gelecek vizyonu” var. Ama sonuç değişmiyor: Aynı sandalın içinde oturup kürekleri birbirinin kafasına indiren bir siyaset tarzı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “yeni sürüm kayıkçı kavgaları” tarifi bu yüzden yerli yerine oturuyor. Yazılım güncellenmiş olabilir ama sistem hatası aynı: CHP ne zaman iç tartışmaya girse, meseleyi milletin gündemiymiş gibi pazarlamaya çalışıyor.
Oysa milletin........
