menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mavzerden Kızılelma'ya: Türkiye'nin SAHA'ya yansıyan dirilişi

11 0
11.05.2026

Bir zamanlar mavzer bile dışarıdan geliyordu.

Bu cümleyi öyle hızlı okuyup geçmeyin.

Vatanını savunacak ama silahını başkasından bekleyecek.

Hududunu koruyacak ama mühimmat için kapı kapı dolaşacak.

Evladını cepheye gönderecek ama namlunun ucundaki kaderi başka ülkelerin insafına bırakacak.

Kendi göğsünü siper edecek ama uçağı başkasının, motoru başkasının, yazılımı başkasının, füzesi başkasının olacak.

İşte Türkiye oradan geldi.

“Yapamazsınız” diyenlerin soğuk duvarlarından geldi.

Kapısında bekletildiği ülkelerin kibirli bakışlarından geldi.

Ama bugün İstanbul Fuar Merkezi’nde bambaşka bir Türkiye vardı.

SAHA EXPO 2026’da sadece savunma sanayii ürünleri sergilenmedi.

Bir milletin kaderine el koyuşu sergilendi.

Bir devletin dizlerinin üstünden ayağa kalkışı sergilendi.

Bir gençliğin “Ben yaparım” diye meydan okuyuşu sergilendi.

Bir mühendis ordusunun alın teri sergilendi.

Bir annenin duası, bir babanın gururu, bir şehidin emaneti sergilendi.

Orada KIZILELMA vardı.

Orada YILDIRIMHAN vardı.

Orada TOLUN-EW vardı.

Orada BARKAN 3 vardı.

Ama aslında orada en çok Türkiye vardı.

Başını eğmeyen Türkiye.

İzin beklemeyen Türkiye.

Kendi gök kubbesine kendi mührünü vuran Türkiye.

Bu fuar bir teknoloji fuarı değildi sadece.

Bu fuar, “Biz bittik” diyenlere verilen cevaptı.

Bu fuar, “Türkler yapamaz” diyenlere atılan imzaydı.

Bu fuar, yıllarca ambargolarla, tehditlerle, operasyonlarla, terörle, darbelerle hizaya çekilmek istenen bir milletin yüksek sesle söylediği cümleydi:

Bir zamanlar bize parasıyla bile verilmeyen sistemleri bugün biz üretiyoruz.

Bir zamanlar masada bekletilen Türkiye, bugün masanın kurucusu oluyor.

Bir zamanlar başkalarının teknolojisine mahkûm edilen Türkiye, bugün dostlarına teknoloji sunuyor.

Bir zamanlar dışa bağımlılıkla terbiye edilmek istenen Türkiye, bugün bağımsızlığını çelikle, yazılımla, akılla, imanla tahkim ediyor.

Bunu küçümseyenler olabilir.

Bunu sıradan bir fuar gibi görenler olabilir.

Bunu birkaç şirketin başarısı sananlar olabilir.

Bu mesele şirket meselesi değildir.

Bu mesele ihale meselesi değildir.

Bu mesele vitrin meselesi değildir.

Bu mesele vatan meselesidir.

Çünkü savunma sanayii demek, bir milletin namusunu başkasının insafına bırakmaması demektir.

Savunma sanayii demek, hudut hattındaki Mehmetçiğin arkasında kendi milletinin aklını, emeğini ve duasını hissetmesi demektir.

Savunma sanayii demek, bir gece ansızın tehdit geldiğinde “Acaba bize parça verirler mi?” diye düşünmemek demektir.

Savunma sanayii demek, çocuklarımızın geleceğini başkalarının laboratuvarlarında değil, kendi mühendislerimizin zihninde kurmak demektir.

O yüzden SAHA EXPO’da gezen her vatandaş sadece bir silah sistemi görmedi.

Kendi özgüvenini gördü.

Kendi devletini........

© Internethaber