menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İLİMİN, EDEBİYATIN VE GÖNÜL KÖPRÜLERİNİN MİMARI: AKADEMİK İSA HABİBBEYLİ

10 0
12.08.2026

16 Ekim 1949'da Nahçıvan'ın Şerur ilçesine bağlı Danzik köyünde, bir öğretmen ailesinin ocağında dünyaya gelen İsa Habipbeyli’nin hayat yolculuğunda çocukluk yıllarından itibaren eğitimin, kitabın, öğretmenin ve kültürün ayrı bir yeri olmuştur. Danzik'ten başlayan bu yolculuk, Nahçıvan'a, Bakü'ye, Azerbaycan'ın ilim ve kültür merkezlerine; oradan Türk dünyasının geniş coğrafyasına ve nihayet dünya akademisine uzanan büyük bir kültür yoluna dönüşmüştür.

Onun hayatında köy, mektep, üniversite, edebiyat, ilim ve devlet hizmeti birbirinden kopuk halkalar değildir. Bilakis aynı zincirin birbirini tamamlayan halkalarıdır. Öğretmenlikle başlayan meslek hayatı, üniversite hocalığına; hocalık, araştırmacılığa; araştırmacılık, akademik liderliğe; akademik liderlik ise millî kültürün kurumlar eliyle geleceğe taşınması ülküsüne dönüşmüştür.

İsa Habipbeyli’nin şahsiyetini anlamak için taşıdığı unvanlara bakmak yeterli değildir. Onu asıl anlatan, ilmi bir hayat tarzı hâline getirmesi ve bilgiyi milletin kültürel hafızasına hizmet eden bir değere dönüştürmesidir.

Edebiyat onun için sadece sanat eserlerinin incelendiği bir alan değildir. Edebiyat, milletin hafızasıdır; tarih ile bugün arasında kurulmuş canlı bir köprüdür; insanın kendisini, toplumunu ve dünyasını anlamasının yollarından biridir. Bu anlayışla Azerbaycan edebiyatının çeşitli dönemleri, edebî şahsiyetleri, türleri ve cereyanları üzerine yaptığı araştırmalar, yalnızca akademik literatüre yeni bilgiler kazandırmamış; aynı zamanda millî edebiyat düşüncesinin kavramsal çerçevesinin yeniden değerlendirilmesine de katkı sağlamıştır.

Onun özellikle Azerbaycan edebiyatının dönemleştirilmesi, Azerbaycancılık, Molla Nasreddincilik, edebî cereyanlar ve edebî şahsiyetler üzerine geliştirdiği görüşler, edebiyat tarihimize yeni bakış imkânları kazandırmıştır. Erken realizmden postmodernizme, romantizmden sentimentalizme, dekadentizmden akademizme kadar farklı edebî yönelişleri Azerbaycan edebiyatının kendi tarihî ve kültürel şartları içerisinde değerlendirmesi, onun edebiyat araştırmacılığındaki geniş ufkunun göstergesidir.

Fakat İsa Habipbeyli’nin ilim dünyasındaki en dikkat çekici yönlerinden biri, edebiyatı tarihî hafızadan ve şahsiyetlerden koparmamasıdır. Onun çalışmalarında edebî şahsiyet, bir yazar veya şair olmakla birlikte yaşadığı çağın, toplumun, düşüncenin ve kültürün taşıyıcısıdır.

Bu bakımdan Celil Memmedquluzade üzerine gerçekleştirdiği çalışmalar ayrı bir önem taşır. Büyük edebiyatçının yalnız eserlerini değil, çevresini, çağdaşlarını, ailesini ve sonraki nesillerini de araştırması; onun bilinmeyen eserlerini ortaya çıkarması; eserlerinin farklı ülkelerde yayımlanmasına öncülük etmesi, edebiyat tarihçiliğini arşiv araştırmasıyla, biyografik incelemeyi ise kültürel hafıza çalışmasıyla buluşturan önemli bir hizmettir.

Celil Memmedquluzade'nin soyundan gelenleri farklı ülkelerde bulup onların Azerbaycan ile yeniden buluşmalarına vesile olması, onun ilim adamlığının sınırlarını da göstermektedir. Burada geçmiş ile bugün arasında kopmuş bir bağı yeniden kurma iradesi vardır.

İsa Habipbeyli’nin şahsiyetinde dikkat çeken bir başka özellik de ilim ile kültürü, kültür ile milleti, millet ile insanlığı birbirinden ayırmamasıdır. Onun akademik faaliyetleri Azerbaycan'ın sınırları içinde kalmamış; Türkiye'den Rusya'ya, Çin'den Avrupa ülkelerine, Orta Asya'dan Kafkasya'ya kadar geniş bir coğrafyada karşılık bulmuştur. Kitaplarının ve makalelerinin farklı ülkelerde yayımlanması, konferans ve bilimsel........

© Internethaber