Kaybolan Saygı
Türkiye’nin gündemine düşen kısa bir video…
Ankara’daki bir lisede öğrencilerin öğretmenlerine karşı sergilediği açık saygısızlık, sadece bir sınıf içi gerilim değil. Aksine, yıllardır ağır ağır biriken bir çöküşün fotoğrafı.
Bu görüntü, birkaç “yaramaz genç” vakası olarak geçiştirilemeyecek kadar anlamlı. Çünkü mesele, tek bir sınıftan taşarak Türkiye’nin aile yapısına, eğitim anlayışına ve dijital çağın şekillendirdiği yeni kuşak davranışlarına kadar uzanıyor.
Bugün yüksek sesle dile getirilmeyen ama herkesin içten içe bildiği bir gerçek var:
Çocuklar eğitil(e)miyor. Ne okulda, ne evde…
Dijital çağ, kuralları değiştirdi. İnternette her şeyin sorgulanabilir, eleştirilebilir ve genellikle alaycı bir şekilde paylaşılıp, hızlıca tüketilebilir olması, gençlerin okula ve evlerine, kısacası hayata olan bakışını da dönüştürdü. Dijital dünyada otoriteyi sarsmak, saygıyı görmezden gelmek ve davranışları kontrolsüzce sergilemek “normal”leşti. Gösterilen saygı, otoriteye duyulan güven, nesiller arası mesafe… Hepsi dijital çağın sonsuz akışında eriyor. Öğrenciler, sosyal medya üzerinden bir öğretmeni küçümseyebilir, aile büyüklerine “kışkırtma” şakaları yapabilir hâle geldi. Bu saygı erozyonu, gençlerin yalnızca okul yaşamını değil, gelecekte karşılaşacakları gerçek yaşamla ilişkilerini de zayıflatacak. Bu kadar “özgür” olmamalı çocuklar.
Bir zamanlar sınıf içinde saygı ve disiplin sağlayan öğretmen figürü, maalesef dijital kültürün “dokunulmaz” ve “özgür” iddiaları arasında silikleşti, değersizleşti.
Öğretmenlerin değersizleşmesi sadece sınıf içindeki saygıyı etkilemekle kalmaz; eğitimin bütünsel yapısının çökmesine de yol........
