menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Hazret” Burada Olsaydı Böyle Derdi

10 0
15.07.2026

Bekir Oğuzbaşaran, bizim için, daha doğrusu Vanlılar için bir hocadan çok bir ağabey idi. Kalender, nüktedan, hoş sohbet ve estetik bir çizgisi vardı dilden ve hayattan yana. Hitabı çok kibardı. En sık kullandığı kelime, ya da isimlerimizi ünlemeden “Hazret” derdi. “Hazret, şu yazının bir fotokopisini alalım.” “Hazret şu deneme dil kurallarından yoksundur.” “Hazret, Hazan Dergisi’ni ben görmeden basmayalım, olur mu?” gibi kelamı kibardan yüzlerce anısı, sözü, sohbeti vardı aramızda. Ona bir ağabey, bir baba, bir pir nazarıyla bakardık. Herkesin sevgisi ve saygısı fazlaydı ona, bizim çevremizdeki dostların, arkadaşların kalbini kırdığına şahit olmadık.

Onunla çok kereler pikniklere gittik, dağ, bayır, ova, ilçe dolaştık. Büyüklerle büyük olur, küçüklerle küçük olurdu. Bazen bizim seviyemize iner, bağırtılarımıza, sinir bozucu çığırtılarımıza kulak tıkardı. O, her zaman aramızdaki iyilik meleği olur, uzlaşmacı bir tutum takınır, hareketin doğrusunu söylemeyi kendine şiar edinirdi. Konuşmadan çok susmayı tercih ederdi. Engin bir bilgisi ve kültürü vardı. Ondan faydalanmayan, bir söz, bir aforizma, bir kültür kırıntısı almayan hiç kimse yok gibiydi. Doğrusu sanatsal ve kültürel faaliyetlerimiz azaldığında, bir işle meşgul olmadığımızda onunla sohbetlerimiz daha da artardı. Hazan Dergisi kapandığında da üzülmüştü. Bir ara Seyir Dergisi’nin mutfağında da bulundu. Ara ara sanatsal öngörülerde tartışırdık da. Ama hiçbir zaman kalp kırıcı sözler sarf etmezdi. Yunus’un dediği gibi sanki; “Bir kez gönül yıktun ise/O kıldığun nemaz degil/Yetmiş iki millet dahi/Elin yüzün........

© İnsaniyet