menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yol Notları (5)… Kahire (2)

13 0
03.04.2026

Amr b. Âs Camii’nde Bir Cuma Namazı 

Önceki yazıda Kahire ile söze başlamış aldığımız bazı kitapların isimleriyle devam etmiştik. Bu yazıda kalan bazı kitapları zikretmeye, öncesinde bazı notları aktarmaya çalışacağız. Kahire denilince bir taraftan Abdüssamed’in ve Mustafa İsmail’in diğer taraftan Ümmü Külsüm’ün sesini duyar gibi oluruz. Haritaya baktığımızda Mısır Türkiye’ye, Türkiye Mısır’a karşı sahillerden seslenir gibiler. Mısır kelimesinin zaman zaman Kahire için de kullanıldığı durumlar söz konusu olabilmektedir. Köy veya başka bir yerden Kahire’ye yolculuk yapan birinin “Kahire” yerine “Mısır’a (şehre) gidiyorum” şeklinde bir ifade kullandığını duymak mümkündür.

Kahire’de özellikle büyük camilerde cuma günlerinde vaaz yerine ekseriyetle Kur’ân tilavet edilir. Hutbeler ise bir vaaz süresi kadar yarım saatten fazla bir zaman alır. Bayram namazları, bazen açık alanlar ve stadyumlarda muhteşem kalabalıklarla eda edilse de ekseriyetle camilerde eda edilir. Ramazan ayında camilerde itikâfa girenlere rastlamak mümkün olduğu gibi bazen de dış mekânlarda açılan iftar sofralarını görmek mümkündür. Kahire’de bazı camiler hatipleriyle ün salmışlardır. Amr b. Âs tarafından Fustat’ta yaptırılan Amr b. Âs Camii bunlardan biridir. Hatipliğini uzun bir zaman Muhammed Abdullah Dirâz’ın La morale du Coran adlı eserini Düstûrü’l-Ahlâk fi’l-Kurʾân/Kur’ân Ahlâkı adıyla Fransızca’dan Arapça’ya tercüme eden ve aynı zamanda Dirâz’ın damadı olan Prof. Abdüssabûr Şâhin (1929-2010) yapmıştır.

Kaldığımız yere bir hayli uzak olan Amr b. Âs Camii’nde cuma namazını eda etmek için erkenden evden ayrıldık. Kimi zaman modern caddelerden kimi zaman da eski sokaklardan geçerek yolumuza devam ettik. Eyyûbîler ve Memlükler dönemini yansıtan taş yapılı tarihi eserlerle dolu kadim bir şehrin ara sokaklarından geçerek caminin olduğu yere vardık. Taç kapısından içeri girdiğimizde geniş, üstü açık avlusu ve revaklı yapısı bizi karşıladı. Revaklı kısımlarda halılar serilmişti. Bir yaz sıcağında mermerle döşeli geniş avlusu bağrını şadırvandan akan serin sularla serinletiyordu.

Cuma Hutbesi’nde Nasr Hâmid Ebû Zeyd Meselesi

Biraz önce zikrettiğimiz üzere, Amr b. Âs Camii’nin hatibi, daha önce de birkaç defa dinleme fırsatı bulduğumuz, yıllarca bu görevi deruhte eden Abdüssabûr Şahin idi. Hatip, âdeti olduğu üzere birinci hutbede birkaç âyeti tefsir eder ikinci hutbede ise kısaca güncel konulara değinirdi. Bu seferki ikinci hutbede işlenen konu ise, kendisinin de taraf olduğu ve aynı zamanda gazete ve dergilerde gündem olan Nasr Hâmid Ebu Zeyd meselesi idi. İşin özü, Ebu Zeyd profesörlük için başvuru yapmış, ancak jüri üyelerinden biri olan Abdüssabûr Şâhin’in Ebu Zeyd’in görüşleri hakkındaki olumsuz raporu nedeniyle unvan kendisine verilmemiştir. Daha sonra bu unvanı alan Ebu Zeyd, meseleyi kendi görüşündeki gazete ve dergilerde dile getirmiş, bu vesileyle de hatip, konuya değinmek zorunda kaldığını ifade etmiştir. Konu, gündemi bir hayli meşgul etmiştir. Ebu Zeyd, Hollanda’ya gitmiş, 2010 yılında Mısır’da vefat etmiştir.

İslâm ile Şereflenen Murad Hofmann ve Islam als Altarnetive Kitabı

Cuma hutbesinde Abdüssabûr Şahin’den dinlediğimiz diğer bir konu ise, Alman asıllı diplomat Murad Hofmann’ın (ö. 2020) Türkçeye İslâm Gerçek Alternatif adıyla çevrilen der İslâm als Alternative adlı eserini zikretmesi ve yazarının Müslümanlığı seçtiğinden bahsetmesi idi. Murad Hofmann adını ilk kez Amr b. Âs Camii’nin hatibinden duymuş olduk. Hofmann’ın Arapça’ya el-İslâm ke-Bedîl adıyla çevrilen kıymetli kitabını Kahire’de alıp okumuştum. Hofmann, 1987-1990 yıllarında Cezayir’de, 1990-1994 yıllarında Fas’ta Almanya konsolosu olarak görev yapmıştır. Murad Hofmann 2020’de vefat etti.

Kitapların isimlerine geçmeden önce bir hususu belirtmekte yarar vardır. Kitapların adlarını zikretmemizdeki gaye bir nebze de olsa kitâbiyata diğer bir ifadeyle literatüre katkı sağlamak ve kitap(lar)ın (yayın/cıların) serüvenine (1993 öncesi) ışık tutmaktır. Kaldığımız yerden devam edecek olursak Kahire’den satın aldığımız kitapların isimleri konularına göre şöyledir.

Siyer-Tarih: Süheylî’nin Ravzü’l-Ünüf, İbn Seyyidinnas’ın Uyûnu’l-Eser, İbn Kayyim’in........

© İnsaniyet