menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bu Gofret Annemin Anlattığı Gofrete Benzemiyor

12 0
yesterday

Daha iki yaşıma bile girmedim. Herkes öyle söylüyor. Henüz yirmi aylık falanmışım. Annem ve babam hafta sonları bir yerlere gittikleri zaman beni dedemlere bırakıyor. Tüm gün gelmiyorlar. Dedem ve babaannem benimle o kadar ilgileniyorlar ki adeta her gün onların yanına gidesim geliyor. Ama bu her zaman mümkün olmuyor. Keşke olsa. Annem ve babam bir kursa mı gidiyorlarmış. Orada yeni bir şeyler mi öğreneceklermiş. Öğrendikleri şeyler için onca yıl okumuşlar yetmemiş bir de bu kursa gitmeleri daha iyi olurmuş. Kendi aralarında bunları konuşup duruyorlar. Yok, bu kursu bitirirsek şöyle iyi olurmuş, yeni şeyler öğrenmek gerekliymiş falan filan. Sebep ne olursa olsun hafta sonları dedemlerle vakit geçirmek benim için iyi oluyordu.

Kurstan geldikleri akşam babamlar amcam, babaannem ve dedeme bir şeyler anlatıyorlar. Orada öğrendiklerini babaannemin üzerinde deniyorlar. Babaannemin ağrılarına çare bulacaklarmış. Babaannem de gidin gidin, aman kaçırmayın iyi öğrenin. Bu fırsatları kaçırmayın deyip duruyor. Bunlardan ben bir şey anlamıyorum. Ama anlamam da gerekmiyor zaten. Gitsinler. Ooh ne güzel. Ben dedem ve babaannemle ne güzel vakit geçiriyorum. Annemin “sakın yapma” dediklerini yapmak için ne güzel fırsatlar oluyor. Annemin yememi yasakladığı şeylerden burada dedem bana veriyor. Bu sayede en de yeni tatlar öğreniyorum. Annemin bana pişirdiği ıspanak, pırasa, bezelye, makarna, neyi ne ile karıştırıp yaptığını anlamadığım sözüm ona organik kurabiye ve keklerden başka tatlar da varmış. Hele o dedemin yerken bana verdiği, annemin kekinden farklı kek yok mu? Onun için bile her hafta dedemlere gidilir. Ama biliyorum annem ve babam benim yeni tatlar öğrenmemden pek hoşlanmıyorlar. Dedem verdiği için sesleri çıkmıyor. Oooh ne güzel. İyi ki dedem var.

Kız Yerim Seni

Bana annemin okuduğu hikâyelerden birinde ismini öğrendiğim ama onun bir yiyecek olduğunu bilmediğim gofret yok mu? Oysa ben gofreti küçük bir fare olarak biliyordum. Gofret başka bir şeymiş. Dedem bana vermese uzun süre gofreti fare zannedecektim. Yaşasın dedem.

Babaannem de bazen dedemden görüp bana yeni tatlar vermeye çalışsa da dedem gibi cesur olamıyor. Annesinin dediklerinin dışında bir şey yedirmeyelim. Bu yaşta zararlı olurmuş diyor. Ama dedem bunlara onlar kadar çok kulak asmıyor. Ben artık büyüdüm zaten. Abla oldum. Yakında annemler beni okul gibi bir yere gönderecekler. Adı kreş mi neymiş. Öyleyse artık her şeyi yemeliyim. Yeme zamanım geldi de geçiyor bile.

Benimle en çok ilgilenen elbette babaannem. Babaannem her dediğime şaşırıyor. Bunu bu kız nasıl söylüyor diye hem hayretler içinde kalıyor hem de gülmekten kendini alamıyor. Ben de babaannem gülsün diye her şeye doğru cevaplar veriyorum. Sanki çocukmuşum gibi yemeğe mama demesine, bazlamaya ekmek demesine itiraz ediyorum. O mama değil yemek diyorum, bu ekmek değil bazlama diyorum. Nasıl şaşırıyor nasıl şaşırıyor bilemezsiniz. Hâlbuki ben gayet normal bir şekilde doğrusu ne ise onu söylüyorum. O beni hala çocuk zannediyor. Zannetsin bakalım. Bazen çocuk zannetmesi benim de işime geliyor. Ben ne istersem yapıyor. Yemek konusunda değil tabii.

Dedemin Masalı

Dedem bana bazen masal anlatmak istiyor. Ama onun anlattığı masal benim bildiğim masala benzemiyor. Acaba dedem masal bilmiyor mu diye düşünüyorum. Dedemin anlattığı masalı da ben düzeltiyorum. Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur zaman içinde ormanda yaşayan bir yaşlı babaanne varmış diyor. Hayır dede diyorum. Yaşlı babaanne değil kocamaaaan bir kurt varmış olacak diyorum. Dedem kocaman dede olmuş bu masalı bilmiyor. Bunların hatalarını düzeltmekten bıktım artık.

Bir gün babaannemle salonda otururken pencereden gökyüzünde bir uçak gördük. Ben uçakları çok severim her gördüğümde bak uçak diye tepki gösteririm. Acaba bu uçak bir daha geçer mi diye babaanneme sordum. Babaannem benim soruma cevap vermek yerine bu soruyu sormuş olmama şaşırdı. Yine her zamanki gibi şaşırıp bana sarıldı. Yerim kız seni. Sen ne zeki bir çocuksun dedi. Maaşallah benim küçük kızıma demeyi de ihmal etmedi. Bunun gibi onu şaşırttığım çok durumlar oluyor. Niye her yaptığıma şaşırdıklarına ben de şaşırıyorum. İleride anlarım belki.

Babaannem sürekli bana annemin, babamın, dedemin, amcamın isimlerini sorup duruyor. Hepsini de cevaplıyorum. Bu sorular yetmezmiş gibi bir de onların ne iş yaptıklarını soruyor. Ben de tek tek söylüyorum. En çok da neye gülüyor biliyor musunuz? Dedemin mesleğini söylememe. Ne var sanki benim dedem profesör doktor. Ne var bunda? Bunu söylemek sanki zormuş gibi bana söylettirip söylettirip gülüyor.

Babaanne Naaapıyooosun?

Bazen babaannem mutfakta çalışırken yanına gidiyorum. Usulca yanına yaklaşıp kendisine dokunuyorum. Babaanne naaapıyoooosuuun? Diyorum. Hemen gülen........

© İnsaniyet