menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

‘Gençlik gelecektir’ içi boş bir lafmış meğer

9 0
16.10.2026

Hayata atılma planlarının boşa çıktığı, diplomayı alıktan sonra aile evinde mahsur kaldığınız bir hayat!.. Geleceğe umudun gün be gün yittiği, yaşamın anlamsızlaştığı, sebebi olmadığınız bir utancın omuzlarınızı çökerttiği bir hâl!.. İşte size ‘ev genci’nin tarifi! Her üç gençten birinin sabahtan akşama yüzleştiği bir kader… Sorumlularını gayet de iyi biliyoruz!

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (Organisation for Economic Co-Operation and Development-OECD) 29 Eylül’de yayımladığı ‘Education at a Glance 2026’ (Bir Bakışta Eğitim 2026) raporuna göre, Türkiye, ‘ne eğitimde, ne istihdamda’ yer alan NEET (not in education, employment, or training) oranında üye ülkeler arasında zirvede yer yer alıyor.

18-24 yaş grubunda, Türkiye’de NEET oranı yüzde 31 seviyesindeyken, OECD ortalaması yüzde 14… En düşük oran yüzde 5 ile İzlanda’da… Aradaki farka bakar mısınız?

25-29 yaş grubunda ise bu oran Türkiye’de yüzde 33’e yükselirken, OECD ortalaması yüzde 16. Türkiye her iki yaş grubunda da OECD üyeleri arasında birinci sırada.

TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİNDE OECD ÜLKELERİ İÇİNDE EN KÖTÜSÜ 

Bu oranlar, toplumsal cinsiyet eşitliği açısından incelendiğinde, daha da vahim bir tablo ortaya çıkıyor. Genç kadınlarda NEET oranı yüzde 41.6, genç erkeklerde ise yüzde 22.1 civarında. Yani neredeyse iki katı! OECD ülkeleri arasında genç kadınların işgücüne katılımı ve istihdam süreçlerine bakıldığında, Türkiye toplumsal cinsiyet farkının en derin olduğu ülkelerden biri olarak öne çıkıyor. Alın size bir ‘dünya liderliği’ daha!..

Türkiye’de 15-24 yaş arası genç kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 32.4 seviyesinde. Bu oran, her üç genç kadından yalnızca birinin işgücü piyasasına, çalışarak veya iş arayarak dâhil olduğunu gösteriyor. OECD genelinde genç kadınların işgücüne katılım oranları erkeklerle başa baş bir grafik sergilerken, Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitsizliği had safhada. OECD ülkelerinde NEET gençlerde kadın-erkek farkı ortalama 1.5 puanken, Türkiye’de bu fark 20 puana yaklaşıyor.

GELENEKSEL CİNSİYET ROLLERİ VE SOSYAL İMKÂNLARIN ZAYIFLIĞI

Raporda öne çıkan en çarpıcı yapısal risklerden biri, eğitim seviyesi artsa dâhi genç kadınların işgücüne katılamaması… Türkiye’de yükseköğretim mezunu olan her üç genç kadından biri eğitimini tamamlamış olmasına rağmen, ne bir işte çalışıyor ne de eğitimine devam ediyor. Meslekî veya teknik lise mezunu genç kadınlarda NEET oranı yüzde 36.2’ye kadar çıkıyor.

OECD ve benzer kalkınma raporları, genç kadınların işgücü piyasasından uzaklaşmasını birkaç etmene bağlıyor. Geleneksel cinsiyet rolleri ve ev içi sorumluluklar, ilk sırada. Kadınların ev içi bakım, temizlik ve aile içi sorumlulukları üstlenmesi, iş arama veya çalışma motivasyonlarının önündeki en büyük yapısal engel olarak öne çıkıyor.

İŞ BULMA UMUDUNU YİTİRİYORLAR

Devletin sağladığı sosyal imkânların yetersizliği de oldukça etkili… Kreş, anaokulu ve çocuk bakım mekanizmalarının yetersizliği ya da pahalı olması, genç annelerin işgücü piyasasından tamamen çekilmesine sebep oluyor. Bu ülkenin anayasasına göre ise Türkiye Cumhuriyeti bir sosyal devlet!.. Rapora göre, genç annelerin NEET olma riski, çocuğu olmayan kadınlara göre katbekat yüksek. İş bulma umudunu kaybetmek de en önemli etmenlerden biri… Türkiye’deki NEET nüfus incelendiğinde, ‘işsiz’ yani aktif olarak iş arayan kadınlardan ziyade, ‘iş aramaktan tamamen vazgeçmiş’ pasif işgücü........

© İlke TV