İtirazın da bir triyajı olmalı
Acil olan her şey aynı derecede acil değildir.
İnsan hayatının söz konusu olduğu acil servislerde bile triyaj vardır. Üstelik renkleri vardır. Yaşamı hemen tehdit edenden bekleyebilene kadar bir öncelik sırası kurulur. Bu, diğer hastayı değersiz görmek ya da acısını küçümsemek değildir. Elde olan zamanı ve imkânı doğru kullanmanın yöntemidir.
Hayat da böyledir. Siyaset de.
Her şeyi aynı anda, aynı yoğunlukta yaşayamayız. Her meseleye aynı gücü veremeyiz. Seçmek, hangisine önce yöneleceğimize karar vermektir. Sartre’ın seçim ve sorumluluk düşüncesinin hatırlattığı gibi, seçim aynı zamanda sorumluluktur.
O hâlde siyasetin de öncelikleri olmak zorunda.
Neye göre öncelik veriyoruz?
Çünkü siyasetin aciliyetiyle yurttaşın aciliyeti her zaman aynı olmayabilir.
Gündem çok kalabalık. Her gün yeni bir başlık açılıyor ve her başlık kendi aciliyetini yaratıyor.
Oysa birbirinden bağımsızmış gibi tartıştığımız pek çok mesele, birkaç temel sorunun farklı alanlarda karşımıza çıkan sonuçları. Onları birbirinden kopuk ele aldıkça gündem çoğalıyor, siyasal enerji de dağılıyor.
Alt başlık dediğimiz şey de budur: Ana mesele çözülmeden kalıcı olarak çözülemeyecek olan.
Siyasetin görevi her soruna ayrı ayrı cevap yetiştirmek değil, sorunların hangi kökten beslendiğini görebilmek ve siyasal gücü oraya yöneltebilmektir.
Ana başlıklarda yol aldığımız ölçüde bugün gündemimizi dolduran pek çok alt başlık ya ortadan kalkacak ya da çözülebilir hâle gelecektir.
Belki de güçlü siyaset, gündemin çokluğu içinde sorunlar arasındaki bağı ve öncelik sırasını görebilmektir.
Ben siyaseti yalnızca siyasetçilerin alanı olarak görmüyorum. Çünkü alınan her kararın, çözülen ya da çözülemeyen her meselenin sonunda vardığı yer yurttaşın hayatıdır.
Bu nedenle bir yurttaş olarak bugün Türkiye’nin önünde birbirinden ayrı........
