menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

TTB 78. Büyük Kongresi üzerine bir okuma

8 0
10.07.2026

TTB’nin Omurgası, Hafızası ve Sorumluluğu

Hekimlik, doğası gereği bütünü görme sanatıdır. Sadece semptoma bakmazsınız; hastanın öyküsünü, muayene bulgularını ve laboratuvar sonuçlarını birlikte değerlendirerek tanıya ulaşır, reçetenizi de hasta özelinde hazırlarsınız. TTB 78. Büyük Kongresi seçimleri de böyle okunmalıdır. Sandık tutanakları yalnızca isimlerden ve rakamlardan ibaret görülemez; örgütün reflekslerini, delege davranışını ve tarihsel yönelimini gösteren bir yol göstericidir.

Her seçim kazananlarını ilan eder, bazı seçimler ise örgütlerin karakterini de ortaya çıkarır. TTB 78. Büyük Kongresi de böyle bir seçim oldu. Merkez Konseyi’nde EDTTB (Etkin Demokratik Türk Tabipleri Birliği)  sekiz üyeyle çoğunluğu elde etti, TOİ (Tabip Odaları İnisiyatifi) üç üyeyle yönetime girdi. Buna karşılık Yüksek Onur ve Denetleme Kurulları büyük ölçüde EDTTB’nin sorumluluğuna bırakıldı. Sandık, yalnızca çoğunluğu göstermedi elbette, TTB’nin nasıl yönetilmesi gerektiğine ilişkin ince bir delege iradesini de ortaya koydu.

2024’te yapılan 76. Büyük Kongre, iki ittifakın blok mücadelesine sahne olmuştu. EDTTB ile yine çoğunluğu kendilerinden ayrışan TOİ son gün de olsa ortak liste oluşturmuş, karşılarında ise daha önce ayrı kulvarlarda yürürken, solda ortaya çıkan ayrışmayla beraber EDTTB’yi geriletme motivasyonuyla 2024’te tek çatı altında birleşen sağ-ulusalcı kanadın ortak yapısı ÇTHB(ÇağdaşTürk Hekimleri Birliği) yer almıştı. Delege büyük ölçüde blok sadakati göstermiş, yaklaşık 280 ortak oyla Merkez Konseyi’nin EDTTB (6 üye) – TOİ (5 üye) ittifakınca tamamı kazanılmıştı. ÇTHB bloğu ortalama 160 oy almıştı.

2026 ise bambaşka bir tablo ortaya çıkardı. Her iki blok da kendi içinde ayrıldı. EDTTB ve TOİ farklı listelerle seçime girerken, ayrılık günlerine geri dönen karşı eksen de THB (Türk Hekimleri Birliği)  ve ÇH (Çağdaş Hekim) olarak bölündü. Özellikle bu iki grubun 2026’daki toplam delege ağırlığı, 2024’teki o birleşik ittifak oylarının çok gerisinde kaldı. Böylece çarşaf listenin gerçek karakteri ortaya çıktı. Katılımın 2024 seçimi ile neredeyse aynı olduğu bu seçimde, ittifakların yarattığı optik büyüme dağıldı; her yapının gerçek örgütsel karşılığı ve delege gücü bazı taktiksel geçişlerle beraber daha görünür hâle geldi. Merkez konsey için  EDTTB 171 oy ortalamasıyla gövdesini korurken, TOİ Alpay Azap’ın çok yüksek oyuna rağmen 160, THB 86, Çağdaş Hekim ise 40 aday/oy ortalamasıyla sandığın yeni dengelerini oluşturdu.

ÇH -THB tarafında yaşanan bu erimede, şüphesiz sandığa gitmeme veya tarafsız kalma tercihleri etkilidir; ancak bu geçen seçimde de benzer orandaydı. Daha detaylı  bakıldığında, EDTTB‘yi geriletmek amacıyla TOİ listelerine kayan oyların varlığı da görünmektedir. Kendi listelerinin tek başına Merkez Konseyi’ni kazanamayacağını gören pragmatik delege refleksinin, oylarını kendi içinde eritmek yerine EDTTB karşısında daha güçlü bir denge unsuru olarak gördüğü bazı TOİ adaylarına yönlendirdiği anlaşılmaktadır.

Nitekim blok içindeki iki farklı refleks de bunu doğrular niteliktedir. 2024 ittifakının hayli gerisinde kalan ÇH-THB 2026 toplam oyları da buna işaret etmektedir. THB, yaklaşık 85-90 delegelik disiplinli, geçirgenliği düşük çekirdeğini her kurulda büyük ölçüde korudu. ÇH ise yaklaşık 40-45 delegelik daha küçük bir güç olmasına rağmen çarşaf listenin sunduğu esnekliği farklı kullandı. Merkez Konseyi seçiminde kendi adaylarının seçilme ihtimalini düşük gören bazı delegelerin, listelerindeki bazı adayları  30’lu oylarda bıraktığı ve TOİ‘nin güçlü isimlerine yöneldiği görülmektedir. Aynı yaklaşım Denetleme ve Yüksek Onur Kurulu’nda ise görülmedi, ÇH’nin tüm adayları ortalama 45 oy bandında kalması, bu kurulda kendi kimliklerine daha sıkı sahip çıktıklarını düşündürmektedir.

Bu tercihin arkasındaki siyasal mantık da okunabilir görünmektedir. Böyle bir tabloda, EDTTB’nin tek başına mutlak ağırlık kurması........

© İlke TV