Az söz çok anlam
‘Saatin kendisi mekân,yürüyüşü zaman,ayarı insandır.’diyordu yazar.Tam da ordan bakmak gerekir belki.Ayar,yani insan bozulunca mekan da zaman da bozuluyor.
İnsanın kendine ayar vermesinin bir yolu da sanat olabilir mi?.İnsani değerlerin hızla yok olduğu,nefret dilinin,sevgisizliğin her yanı kuşattığı bir ortamda en iyisi sanatın iyileştirici yanına yaslanmak,şiir ve şarkıların onarıcı sesine kulak vermek gerek belki de.
Ardında nice güzel şiirler bırakan,usta şair Özdemir Asaf’ı tam da bu haftaya denk gelen doğum yıldönümünde anmış olalım.
‘Her insanın bir öyküsü vardır, ama her insanın bir şiiri yoktur’ diyen Özdemir Asaf 1923 Ankara doğumlu, yaşasaydı 103 yaşında olacaktı.
Onu doğum gününde anacak bir yazı, biraz gülümseten mizah,biraz ironi soslu olmalı,Hadi öyle yapalım…
Baştan belirtmek gerek; Asaf’ın şiirlerinde yalnızlık, insanın üzerine şık bir ceket gibi oturur. Öyle asildir, öyle fiyakalıdır ki şair anlatırken özenir, gidip köşede tek başınıza oturmak istersiniz. Tabii onun bahsettiği yalnızlık, modern çağın ‘pazar akşamı evde tek başına bayat pizza yiyerek dizi izlemek’ yalnızlığı değil; o koskoca bir kalabalığın içinde bile kendi dünyasını koruyabilen bir entelektüelin yalnızlığıydı.
Onun şiirlerinde kelime israfına yer olmaması,sanki kelime başına vergi ödüyormuş gibi titiz, ama bir o kadar da zengin yazması….Özdemir Asaf, edebiyatımızın en az sözle çok iş başaran ismi, kelimelerin minimalist ustasıdır.
Onun dünyasına adım atmak; iki dize arasında bir ömür tüketmeye, noktayla virgülün kavgasına şahit olmaya ve en çok da kendimizden kaçarken yine kendimize yakalanmaya hazır olmak demektir.
Özdemir Asaf, aslında Twitter (X) daha icat edilmeden çok önce 140 karakter sınırını hayat felsefesi yapmış bir şairdi.. Biz bugün iki satır tweet atacaz diye emoji krizine girerken, adam ‘Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz’........
