Faizsiz finans (teori ve pratik)
“Ey iman edenler, öyle kat kat katlayarak faiz yemeyin” diyor Kur’an-ı Kerim (Âl-i İmran: 3/130). Fatma Betül Sayan Kaya ise parasını 4 ayda 100’e katlamış ama bu faiz olmuyor, öyle mi?
Küçük gelirlerini, ufak birikimlerini 0-40 faizle, P’lik enflasyondan korunmak için bankaya yatıranlar günah işlemiş mi oluyor yani? Oysa gerçekte onlar bir kuruş bile kazanmıyor, sadece ellerindekini korumaya çalışıyorlar.
“Faiz yemiş olmayalım diye paraları Tera’ya yatırdık” diyor AKP’li Nihat Zeybekçi. Peki niye yatırdınız? Kasada tutsaydınız? Paradan kazanılan para, faiz değil de nedir?
“Bizde anapara da faiz de yok, katılım payı var, herkes kazançta da kayıpta da ortak” diyordu AKP’nin finans platformu Tera. İşler kızışınca, Bayan Sayan’ın çöp hisselerini en yüksek fiyattan satın aldılar. Küçük yatırımcı ise battı, helak oldu. Hani herkes ortaktı? Üstelik, katılım payı sisteminde anapara olmadığı için kimse anaparasını da isteyemiyor. Herkesin elinde sadece belli sayıda pay var. Paylar ise artık para etmiyor.
Peki, Tera, Sayan Bayan’ın eline 2,2 milyarı hangi paradan alıp da verdi? Sözüm ona, “herkes eşit” diye parasını topladıkları küçük yatırımcının parasından. Böyle bir toplu alım olmasaydı, Sayan Bayan, 2,2 milyar nakit elde edemezdi. Bu denli meblağlı bir toplu alım, Tera’nın fon paydaşlarını değil, AKP yöneticilerinin çıkarlarını öncelediğinin açık kanıtıdır. Öncelikli olan, Sayan Bayan’ın kat kat katladığı servetinin nakite çevrilmesiydi. Balinalar, hamsileri yuttu. Tera, balinalara çalıştı.
Faizsiz finans, ancak sosyalizmde mümkün olur. Zira sadece sosyalist toplumda kamu........
