DEĞİŞKEN HİTAPLAR
Sonbaharın artık yavaş yavaş etkisini gösterdiği sabahlardan biriydi. Güneş, geceden kalma serinliği bastırmak istercesine ışıklarını apartmanların çatılarına; yaprakları yeşilden ziyade farklı renklere dönüşen ağaçlara yansıtırken, insanların çoğu en tatlı uykularının son demlerini sürdürmekteydi. Bunca uyuyan insanın aksine Hüseyin, her sabah olduğu gibi bu ekim sabahında da erkenden kalkmıştı. Görevi olan apartman temizliği ve hizmeti için işinin başındaydı.
Henüz markete ekmek gelmemişti. O da bu arada boş durmayıp apartmanın girişindeki ve bahçesine dökülen sarı, kırmızı, turuncu yaprakları süpürüyordu. Apartmandan ilk çıkan bir öğrenci oldu: "Günaydın Hüseyin Abi, bu sabah kahvaltı yapamadım, ekmek daha gelmemişti" dedi. Hüseyin, "Kusura bakma paşam, markete de gelmemiş"........
