menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Baskıcı Ebeveynlerin Gölgesinde Yaşam

3 0
previous day

Çocukluk bireyin yalnızca fiziksel ve zihinsel gelişiminin değil, benlik algısının, duygusal dayanıklılığının, özgüveninin ve kişilerle arasındaki ilişkilerinde şekillendiği kritik bir dönemdir. Bu süreçte ailelerin yaklaşımı, onların kendilerini nasıl algıladıkları ve yetişkinlik döneminde dünyayla nasıl ilişki kurduklarını önemli ölçüde etkiler.

Çocuğu korumak, ona sınırlar koymak ve doğru davranışlar konusunda yönlendirmek ebeveynliğin doğal bir yaklaşım biçimidir. Ancak bu yaklaşım sürekli kontrol etme, müdahalede bulunma, korkutma, cezalandırma, tehdit etme, düşüncelerini değersizleştirme ve koşulsuz itaat bekleme şeklini aldığında, sağlıklı sınırlar aşılmış olur ve yerini baskıcı ebeveynliğe bırakır.

Baskıcı ailelerde çocuk, çoğu zaman kendi kararlarını vermeyi öğrenmek yerine anne-babalarının beklentilerini karşılamaya odaklanır. Zamanla kendi isteklerini, duygularını ve ihtiyaçlarını ikinci plana atar. Bu durum bazen çocukluk dönemi ile sınırlı kalmayarak yetişkinliğe taşınabilir. Bununla birlikte her baskıcı aile de çocukların aynı tutum ve davranışlarını sergilemedikleri de göz ardı edilmemelidir. Çocuğun mizacı, yaşadığı çevre ve sonradan geliştirdiği baş etme yöntemleri bu süreçte belirleyicidir.

Çocuğun düşüncelerinin sürekli eleştirilmesi, yaptığı seçimlerin küçümsenmesi veya her türlü hatasının ağır sonuçlarla karşılanması zamanla şu tür inançların gelişmesine zemin hazırlar:

‘Ben kendi başıma karar veremem.’

‘Bir hata yaparsam değerimi kaybederim.’

‘Başkaları benden daha iyi bilir.’

‘Kabul –........

© Hürses