Zorlayıcı Liderlik “Artık İşe Yaramıyor” mu?
Yönetim dünyasında son yıllarda güçlü bir söylem yerleşti. Yeni kuşaklar hiyerarşiyi reddediyor, otoriter liderliğe kapanıyor, zorlu yapılarda tutunamıyor. Dolayısıyla liderlik de dönüşmeli; daha yatay, daha yumuşak, daha esnek olmalı.
Kulağa makul geliyor. Sorun şu: akademik literatürde bunu destekleyen sağlam bir zemin yok.
Uzmanlık performansı üzerine yapılan araştırmalar, üst düzey başarının tek tutarlı belirleyicisinin konfor alanının ötesine geçmek olduğunu gösteriyor. Kasıtlı, yoğun, zorlayıcı pratik olmadan uzman performans üretilemiyor (Ericsson, Krampe & Tesch-Römer). Stres ile performans ilişkisi de benzer bir tablo ortaya koyuyor: sıfır baskı sıfır verim demek. Optimum performans, baskının ortadan kaldırıldığı ortamda değil, doğru dozda uygulandığı ortamda ortaya çıkıyor (Yerkes & Dodson). Karizmatik ve dönüşümcü liderliğin örgütsel yaratıcılık ve performansa katkısı ise onlarca yıllık hakemli araştırmada tutarlı biçimde belgelendi (House; Bass).
Yeni kuşakların farklı liderlik beklentisine dair iddialara gelince: bu alandaki araştırmaların büyük bölümü danışmanlık şirketi anketlerine ve sektör raporlarına dayanıyor. Hakemli bir meta-analiz bunu........
