Bir İsim, Bir Hoca ve Bir Soru
Borsada son günlerde yaşananlar yalnızca rakamlarla, grafiklerle ve sert fiyat hareketleriyle açıklanabilecek bir tablo olmaktan çıktı.
Sermaye piyasası işlemlerine ilişkin yürütülen soruşturma, yatırımcıların güvenini, piyasa düzenini ve finansal sistemin şeffaflığını yeniden tartışmaya açtı. Tera Yatırım ve Pusula çevresindeki gelişmeler kapsamında çok sayıda kişi hakkında adli işlemler yapılırken, aralarında Prof. Dr. Emre Alkin ve Prof. Dr. Kerem Alkin’in de bulunduğu bazı yöneticilerin gözaltına alındığı kamuoyuna yansıdı.
Burada çok önemli bir ayrım yapmak zorundayız: Bir soruşturmanın varlığı başka şeydir, suçun kesinleşmesi başka şey.
Hukukun temel prensibi bunu gerektirir.
Fakat bu gelişmelerin benim açımdan çok daha farklı, hatta kişisel bir tarafı var.
Çünkü Prof. Dr. Kerem Alkin benim yalnızca ekonomi dünyasından tanıdığım bir isim değil. Onun rahmetli babası Prof. Dr. Erdoğan Alkin, benim doktoradan hocamdı. Ayrıca Prof. Dr. Kerem Alkin hoca da yüksek lisans eğitimimde hocamdı.
Erdoğan Alkin, Türkiye’nin iktisat akademisinde çok önemli bir isimdi. Kendisinden ders almış bir öğrenci olarak, onun akademik disiplinini, ekonomi anlayışını ve yetiştirdiği insanların üzerinde bıraktığı etkiyi yakından biliyorum.
Dolayısıyla bugün Kerem Alkin’in adının böyle bir soruşturmanın içerisinde geçmesi benim açımdan yalnızca bir ekonomi haberi değildir.
İnsan ister istemez şunu düşünüyor: Acaba burada birbirinden çok farklı sorumluluk alanları aynı dosyanın içerisinde mi değerlendiriliyor?
Çünkü büyük kurumlarda yönetim kurulu üyeliği, danışmanlık, akademik görev veya profesyonel sorumluluk ile şirket içerisinde gerçekleştirilen her bir işlem arasında otomatik olarak bir özdeşlik kurmak doğru değildir.
Bir kişinin bir kurumda görev yapması, o kurum içerisinde gerçekleştiği iddia edilen her işlemden haberdar olduğu veya bu........
