KANUNİ DELİL SİSTEMİ KARŞISINDA MEDENİ YARGILAMA HUKUKUNDA YAPAY ZEKA ÜRÜNLERİNİN DELİL NİTELİĞİ
I. Genel Olarak
Teknolojik gelişmeler, ispat hukukunun klasik araç ve kavramlarını sürekli olarak dönüştürmekle birlikte, özellikle son yıllarda yapay zeka alanında yaşanan baş döndürücü ilerlemeler, hukuksal kurumları -en başta da ispat hukukunu- derinden etkilemektedir. Fotoğraf, ses kaydı ve elektronik verilerin delil olarak kabulü başlangıçta ciddi tereddütler doğurmuş; ancak zamanla normatif ve içtihadi düzeyde sisteme eklemlenmiştir. Günümüzde ise yapay zeka tarafından üretilen, sınıflandırılan veya yorumlanan verilerin yargısal süreçlerde delil olarak kullanılmasının kaçınılmaz hale geldiği görülmektedir.
Ancak yapay zeka, klasik teknik araçlardan farklı olarak yalnızca bir “delil taşıyıcısı” değil; delilin kaynağına ve üretim sürecine doğrudan müdahil olan bir yapıdır. Bu durum, ispat hukukunun ana kabul şekillerini (varsayımlarını) kökten sarsmakta ve temel kurumlarını zayıflatmaktadır. Bu nedenle mesele, yalnızca teknik ilerlemenin hukuka adaptasyonu değil; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda (HMK) benimsenen kanuni delil sistemiyle yapay zeka delilleri arasındaki normatif uyum sorunu olarak ele alınmayı gerektirmektedir.
II. Türk Medeni Usul Hukukunda Kanuni Delil Sistemi (HMK Çerçevesi)
HMK, ispat hukukunda kanuni delil sistemini benimsemiştir. HMK m. 190/1 uyarınca: “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.”
Bu sistemde deliller:
Kesin deliller (HMK m. 193 vd. – senet, ikrar, yemin),
Takdiri deliller (HMK m. 198 – tanık, bilirkişi, keşif) olarak iki ana gruba ayrılmaktadır.
Kanuni delil sisteminin temel amacı, hakimin keyfi kanaat oluşturmasını önlemek, yargılamada hukuki öngörülebilirliği ve güvenliği sağlamaktır. Ancak bu sistem delilin insan kaynaklı olduğu, üretim sürecinin anlaşılabilir ve taraflarca denetlenebilir olduğu varsayımına dayanır. İşte yapay zeka tam da bu varsayımı sorunlu ve tartışmalı hale getirmektedir.
III. Yapay Zeka Ürünlerinin HMK Bakımından Delil Niteliği
1.Belge Delili Kapsamında Değerlendirme Sorunu
HMK m. 199’a göre belge:
“Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli, yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı ile elektronik ortamdaki veriler”dir.
Yapay zeka çıktıları ilk bakışta “elektronik veri” olarak belge kapsamında değerlendirilebilir görünse de, bu yaklaşım eksiktir. Zira belge, kural olarak bir insan iradesinin dışavurumudur. Oysa yapay zeka çıktıları çoğu zaman bir beyan değil; algoritmik bir olasılık hesabının sonucudur.........
