ARKADAŞININ MOTOSİKLETİNDE YOLCU: HATIR TAŞIMASI VE MÜTERAFİK KUSUR İNDİRİMİ
ARKADAŞININ MOTOSİKLETİNDE YOLCU: HATIR TAŞIMASI VE MÜTERAFİK KUSUR İNDİRİMİ
TBK m. 51-52'deki Takdir Yetkisi ile Yüzde Yirmilik Sabit Oran Uygulaması Arasındaki Gerilim Üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024-2026 Kararları Işığında Bir Değerlendirme
Motosiklet kazalarında yaralanan yolcuların büyük bölümü, sürücüyle aynı çevreden gelen, onun motosikletine ücret ödemeden binen arkadaşlardır. Bu yolcular kazadan sonra sürekli maluliyet tazminatı için trafik sigortacısına başvurduğunda, sigortacının cevabı çoğu zaman aynıdır: yolcu "hatır için" taşınmıştır ve tazminattan indirim yapılmalıdır. Sürücü alkollü ya da ehliyetsizse ikinci bir savunma eklenir: yolcu bu durumu bilerek motosiklete binmiş, zarara razı olmuştur.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi bu iki savunmayı da kabul etmekte ve her biri için "Dairemizin yerleşik uygulamasına göre" yüzde 20 oranında indirim öngörmektedir. Oysa hem hatır taşıması indiriminin dayanağı olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 51 hem de müterafik kusurun dayanağı olan TBK m. 52, hâkime somut olaya göre belirleyeceği bir takdir alanı tanır. Bu çalışmada, iki indirimin şartları, birlikte uygulanma biçimi ve sabit oran pratiğinin kanuni takdir yetkisiyle ilişkisi, Dairenin 2024-2026 yıllarında verdiği kararlar üzerinden incelenecektir.
I. HATIR TAŞIMASININ HUKUKİ TEMELİ
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) m. 87/1'e göre yaralanan veya ölen kişi hatır için karşılıksız taşınmakta ise, işletenin sorumluluğu genel hükümlere tabidir. Genel hükümlere yollama, işletenin KTK m. 85'teki ağırlaştırılmış sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; ancak tazminatın belirlenmesinde TBK m. 51'in uygulanmasına imkân verir. TBK m. 51/1'e göre hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini "durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak" belirler.
Yargıtay'a göre hatır taşımasından söz edebilmek için yolcunun bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması gerekir; taşımada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı bulunuyorsa hatır taşıması yoktur. Menfaat ekonomik olabileceği gibi ortak toplumsal değerlere de dayanabilir. Yakın akrabaların ve eşin taşınmasında ise bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır taşımasından da bahsedilemez. Daire, hâkimin tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda olmadığını, ancak indirim yapmasa dahi bunun gerekçesini kararında tartışması gerektiğini de vurgulamaktadır (Yargıtay 4. HD, E. 2023/1463, K. 2024/13645, 24.12.2024; Yargıtay 4. HD, E. 2025/9876, K. 2025/15555, 20.11.2025).
II. "ARKADAŞLIK" KARİNESİ VE İSPAT YÜKÜ
Hatır taşıması, müterafik kusurdan farklı olarak resen gözetilmez; Daire de onu sigortacının süresinde ileri sürmesi gereken bir def'i olarak ele almaktadır. TMK m. 6 uyarınca bu def'iyi ileri süren sigortacı, dayandığı olguları ispatla yükümlüdür. Ne var ki uygulamada ispatın ağırlık merkezi kaymıştır. 20.11.2025 tarihli kararda Daire, zorunlu trafik sigortası bulunmayan bir motosiklette yolcu olan davacının sürücüyle arkadaş olduğunu tespit etmiş ve şu sonuca varmıştır: davacının taşıma için arkadaşına ücret ödemesi "hayatın olağan akışına aykırı" olup bunun aksi ispatlanamadığından yüzde 20 hatır taşıması indirimi yapılmalıdır. Hakem heyetinin, poliçe teminat limiti gözetilerek indirime gerek bulunmadığı yönündeki gerekçesi "yanılgılı" bulunmuştur (Yargıtay 4. HD, E. 2025/9876, K. 2025/15555).
Bu yaklaşım, arkadaşlığın tespitini fiilen hatır taşımasının karinesi hâline getirmektedir. Arkadaşlık sabit olduğunda, yolculuğun sürücünün de yararına olduğunu, örneğin ortak bir işe gidildiğini, yakıt masrafının paylaşıldığını veya yolcunun sürücüye yol gösterdiğini ispat etmek zarar görene düşmektedir. Kanaatimizce hatır ilişkisinin varlığı her dosyada yolculuğun amacı, masrafların kime ait olduğu ve tarafların ilişkisi üzerinden ayrıca araştırılmalı; arkadaşlık tek başına yeterli görülmemelidir.
24.12.2025 tarihli kararın konusu olan dosyada da itiraz hakem heyeti, davacının motosiklet sürücüsünün arkadaşı olduğu gerekçesiyle yüzde 20 hatır indirimini kabul etmiştir. Aynı dosyada 628.996,59 TL olarak hesaplanan tazminat, indirimden sonra 503.196,80 TL'ye düşmüş; ancak davacı talebini 500.000,00 TL olarak artırdığından indirim sonuca etki etmemiştir (Yargıtay 4. HD, E. 2024/6757, K. 2025/17213, 24.12.2025).........
