menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

GİZLİ TANIK

16 0
21.04.2026

Örgüt suçlaması bulunan dosyaların tartışmalı delili gizli tanıklık kurumu gündemde olan dosyaları da yakından ilgilendiren ve sürekli görüş aykırılıklarına neden olan delil kurumudur. Gizli tanık delili nedeniyle, yargılanan şahıslar, aleyhine anlatımlarda bulunan şahsın kim olduğunu bilememektedir. Bu nedenle yargılanan kişinin haklarını ihlal eden bu kurum yargılanan şahsın yargı karşısında son derede güç pozisyona düşmesine neden olmaktadır. Zira şahıs kim olduğu bilinmeyen ve öyle birinin var olup olmadığı dahi tartışmalı olan bir “kimse” tarafından suçlanmaktadır. İşbu yazıda emsal kararlar eşliğinde gizli tanık kurumu anlatılacak ve tartışılacaktır.

1. KAVRAM OLARAK “GİZLİ TANIK”

Ceza yargılamasında gizli tanıklık; suç örgütlerinin faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda maddi gerçeğe ulaşmak amacıyla, kovuşturmanın aleniyeti, doğrudan doğruyalığı ve yüzyüzelik ilkelerinden vazgeçilerek başvurulan istisnai bir koruma ve delil yöntemidir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2019/517 E., 2022/129 K. Sayılı 01.03.2022 tarihli kararı:

“… C) Gizli tanıklık:

Kovuşturmanın aleniliği, yargılamanın doğrudan doğruyalığı ve kovuşturma aşamasında tüm yargılama süjeleri huzurunda delillerin tartışılıp maddi hakikate ulaşılması ilkelerine aykırı olmakla beraber kanun koyucu, suç örgütlerinin faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili yapılacak soruşturma ve kovuşturmalarda maddi gerçeğe ulaşmak adına bu prensiplerden vazgeçmeyi göze almıştır.

Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçların ortaya çıkarılması için başvurulabilecek tanıkların, muhatap oldukları tehlike nedeniyle temininde zorluk yaşanmaktadır. Bu nedenledir ki 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu'nda ve CMK'nın 58/2-5. fıkralarında tanıkların korunmasına ilişkin hükümlere yer verilmiş ve gizli tanıklığın esasları düzenlenmiştir. Gizli tanıklığa başvurabilmek için CMK'nın 58/5. maddesinde tanıklığa konu eylemin bir suç örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlenmiş bir eylem olması aranırken örgütün faaliyeti dışında işlenen tüm suçlar kapsam dışı bırakılmıştır. Tanık Koruma Kanunu'nda örgütlü suçlar için cezanın alt sınırının iki yıl ve daha fazla olması şartı getirilmiştir. Sadece terör örgütünün faaliyetleri kapsamında değerlendirilen suçlar için alt sınır konulmamıştır. (TKK'nın 3/1-b maddesi) Bunun yanında örgüt kapsamında işlenmese bile ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve alt sınırı on yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren tüm suçlar Tanık Koruma Kanunu kapsamında değerlendirilmiştir. Tanığın taraflar huzurunda dinlenilmesi, tanık ya da yakınları adına ağır tehlike oluşturmalı ve bu tehlike başka türlü önlenemiyor olmalıdır. Tanık Koruma Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca tehlikenin ağır ve ciddi olması gerekmektedir. Tehlikenin niteliği, tanığın subjektif algılaması ile değil yetkili makamlarca her somut olayın özelliğine göre yapılacak değerlendirmeyle saptanmalıdır.

CMK'nın 58/2. maddesine göre gizli tanığın kimliğinin ortaya çıkmaması için mahkeme 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu'nun 9. maddesinde belirtilen tedbirlere başvurabilir.........

© Hukuki Haber