Kadınlar neden erkekler gibi dayanışamıyor? - 2. bölüm
Geçen gün Marmaray’dan inmiş, yürüyen merdiven ile ilerliyordum. Arkamdan bir kadının “pardon” dediğini işittim. “Müsaade et geçeyim” manasında söylediğini düşündüğüm için yüzüne bakmadan iyice sağa yanaştım. Aynı kadın tekrar “pardon” diyerek yüzüme bakmaya çalışınca göz göze geldik, “ayakkabılarınız” dedi “çok güzelmiş, size çok yakışmış”. Gülümseten anlar. Çok hoşuma gitti. Sonra kadınların birbirilerine ne kadar kolay iltifat edebildiklerini düşündüm. Aynı davranış kalıbını erkeklerde pek görmeyiz. Öte yandan erkeklerin birbirini kolladığı kadar da kollamayız birbirimizi. Ya da acaba kollayamaz mıyız? İltifat etmek bu kadar kolayken dayanışma neden öyle değil diye düşünürken bu yazı ortaya çıktı. Birlikte düşünelim.
Dayanışma gösterememekten kastımız ne mesela? En bariz örnek, ifşa eden bir kadının arkasında duramamak olabilir. Bu örnek üzerinden ilerleyelim. Bir kadın ifşa cesareti gösterdiğinde diğer kadınlar onun arkasında durmak konusunda ne kadar hevesli? Bir kadına iltifat etmek ile bir kadının yaptığı bir ifşanın arkasında durmak aslında temelde aynı türden davranışlar değil. Birinde sıcaklık paylaşmak varken, diğerinde riski paylaşmak söz konusu. İltifatın bir bedeli olmaz, ifşanın arkasında durmanın ise bir maliyeti vardır.
İltifat, ataerkinin kadınlara açtığı küçük ve izinli bir alan aslında. Nedir o alanlar? Güzellik, incelik, bakım, beğenilirlik. Bu mecrada cömert olmak sistemin hiçbir kaynağına dokunmaz, aynı pastadan bir dilim talep etmez. Hatta o değer ölçeğini (“kadınlar güzeldir, incedir, zariftir”) canlı tutarak sistemi besler. Kadınlar bu alanda cömert olabiliyorlar çünkü bu cömertlik toplumda kadınları ödüllendirilen bir davranış; toplumsal cinsiyet sosyalizasyonu kadınları "iyi, uyumlu, destekleyici" olmaya hazırlar ama çatışmaya, öfkeye, karşı karşıya gelmeye hazırlamaz.
İfşanın arkasında durmanın maliyetinde ise çeşitli kalemler yer alır: kredibilite, kurumsal güç, bir erkeğin kariyeri, bir ailenin itibarı. Orada cömertlik yasaktır ve hatta cezalandırılır. Bu yüzden bu iki davranışın maliyet yapıları taban tabana zıttır. Dayanışma sadece bir erdem meselesi değil, aslında aynı zamanda bir kaynak meselesidir. Birini koruyabilmek için kimi kaynaklara erişebiliyor olmanız gerekir. Toplumsal dışlanmayı, bedel ödemeyi göze alabilmeniz için bağlı olduğunuz bir yapının güvencesini hissetmek istersiniz.
Güçlü kadın meselesi üzerine düşünürken de annelerimizle neden geçinemiyoruz........
