Öğretmenler, 2026-2027 eğitim öğretim yılına kaygıyla başlıyor! 12 Eylül 2026
“Milli Eğitim Bakanlığı, bu genelge ve diğer uygulamalarıyla öğretmenleri okulun öznesi haline getirmek yerine, onları nesneleştirerek eğitim öğretim yılı boyunca kaygılı bir ruh haliyle görev yapmaya zorlamaktadır! Kaygılı öğretmenlerle de eğitim sistemimizin hedeflenen seviyeye ulaşması mümkün değildir.”
Eğitimci Abdullah Damar ile Milli Eğitim Bakanlığı’nın, “2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler” başlıklı 2026/70 Sayılı Genelgesini konuştuk.
Milli Eğitim Bakanlığı, “2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler” başlıklı 2026/70 Sayılı Genelge yayımladı ve bu Genelge eğitim kamuoyunda çok tartışıldı. Bu tartışmanın nedenleri konusunda ne söyleyebilirsiniz?
-Karl Weick, örgütleri durağan bir yapı yerine sürekli devam eden bir eylem süreci (örgütlenme) olarak ele alan öncü bir örgütsel psikolog ve teorisyendir. Weick’a göre örgüt, kural ve kaideler bütünü olmanın ötesinde, sosyal bir örgütlenme formudur. Weick’ın çözümlemelerinde yer ettiği şekliyle örgüte anlam ve değer katan insandır. Örgütsel faaliyetler anlamlandırma süreciyle iç içe geçmektedir.
Bir örgütte insanı görmezden gelip, onu yönetilecek bir nesne haline getirirseniz, örgütün amaçlarını gerçekleştirmesinin önüne engeller koymuş olursunuz.
Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretmenler, “2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler” başlıklı 2026/70 Sayılı Genelgeyle, 2026-2027 Eğitim Öğretim Yılına kaygıyla başlıyor. MEB, bu Genelgeyle öğretmenleri bırakın örgüte anlam ve değer katan birer özne olarak görmeyi, onları adeta alınan kararları uygulayan birer idari memura dönüştürmüştür! Bu konular;
- Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un öğrencilere anlatılması,
-TYMM’nin ÖBA üzerinden de izlenmesinin öngörülmesi,
-Öğretmenlere önlük giydirilmesi,
-Norm kadro fazlası öğretmenlerin Milli Eğitim Akademisinde eğitime alınması ve görevlendirilmesi,
-Öğretmenlere sınıfta telefon yasağı.
-MEB’in, öğretmenlere, ‘Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un öğrencilere anlatılması görevini vermesi doğru mudur?
Genelge, daha ilk maddesinde, ‘Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un, öğretmenler tarafından, öğrencilere anlatılması ve yıl boyunca Bakanlıkça hazırlanan uygulama kılavuzları doğrultusunda etkinliklerin planlanması ve gerçekleştirilmesi görevini veriyor.
Öğretmenler kuşkusuz evlatlarımızın hiçbir ayrım gözetilmeksizin, anayasal vatandaşlık anlayışı ve eşitlik ilkesi temelinde, millî birlik ve beraberliğimize, vatanına ve kardeşlik hukukuna sahip çıkacak şuurda yetiştirilmeleri konusunda zaten görevlerinin gereği olarak çalışma yürütüyorlar, ancak dönemsel olarak yürürlüğe konulmuş, ileride uygulamadan kaldırılıp kaldırılmayacağı öngörülemeyen bir kanunun öğrencilere anlatılması, iktidar değiştiğinde öğretmenlerin önüne bir soruşturma konusu olarak gelebilir. Bu nedenle, bu sorun nedeniyle çeşitli soruşturmalar geçirmiş ve bedel ödemiş bir öğretmen olarak, dönemsel sorunların okullarımızdaki öğretim sürecine dâhil edilmesini doğru bulmuyoruz.
-Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin uygulanmaya........
